Wednesday, December 21, 2005

H. B. Paksoy: Dusunce Akimlari, Yeni Dunya Duzeni

H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK (Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997) Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK kitabinin butun yayin haklari, Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca, H. B. Paksoy adina ABD Kongre Kutuphanesi Copyright kutugune kayitlidir.
Asagidaki Belgeleme Yazisi, ABD de kurulmasi ongorulen VAKIFLITURK TARIHI KURSUSU calismalarini desteklemek amaci ile, ABD'ninileri gelen arastirma universitelerinde gorev yapmakta olan birogretim uyesince, 1991 Mayis ayinda yazilmistir. BuBelgeleme'nin Birinci Bolumu gene ayni ogretim uyesince, 1990yili Mayis, Ikinci Bolumu ise 1990 yili Eylul aylarinda kalemealinmistir.
05 DUSUNCE AKIMLARI, "YENI DUNYA DUZENI" VE GORUNTULERI
Ortaya atilan her yeni "dusunce akimi"nin yandaslari, ilerisurdukleri goruslerin bir "yeni dunya duzeni" olusturacaginisoyler. Bu "yeni dunya duzeninin" dunyaya baris, ozgurluk vebolluk getirecegini savunur. Gunumuz olaylari, sol egilimli politik ve ekonomik dusunceakimlarinin buyuk insan topluluklarinca istenmediginigostermektedir. Buna karsilik, sol akimlarin karsisindaki butunpolitik ve ekonomik dusunce akimlarinin insan topluluklarincauyumlukla karsilandigini soylemek guctur. En azindan, dunyada buikinci tur dusunce akimlari icinde de cok sayida kisi yoksullukicinde yasamaktadir. Dolayisi ile, ilerde yeni akimlarin ortayacikmayacagi one surulemez. Gelecekte olusabilecek akimlarinnitelikleri uzerinde kafa yormadan once, ozet olarak birkacgecmis dusunce akimi orneklerine goz atmak yararli olabilir. Ondokuzuncu yuzyilin cogunlugu ve Yirminci yuzyilin ilkyarisi, "somurgecilik cagi" olarak bilinir. Bu donemde Avrupaimparatorluklari, askeri guclerinden yararlanarak Asya, Afrika veGuney Amerikada somurgeler kurmuslardi. Bu yoldan endustrilerinebol ve ucuz hammadde kaynaklari saglamis ve urunlerine genispazarlar yaratmak yollari aramislardir. Bu hareketlerini de, gunlerinde gecerli "dusunce akimi" olan "beyaz irk'in ustunlugu"ne dayamislardir. "Bu ustunlugun getirdigi gorevler" arasinda,"az gelismis irklara medeniyet goturmek," Bati Medeniyetinintemelini olusturan Hristiyanligi da bu "azgelismis irklar"arasinda yaymak gibi bir tutum yaratilmistir. Aslinda ise, butunbunlar, bu imparatorluklarin birbirleri ile yapmakta olduklari"yaris" in gereklerinden dolayi idi. Bu "yaris" ta yeni olmayip, "yeni duzen" adi altinda tekrarortaya surulen goruslerin kokeni en az Milattan Onceki RomaImparatorluguna kadar geri gider. Gunumuz "dunya duzeninin"temeli Onsekizinci yuzyilda baslayan bir akim olan,"imparatorluk" ve "demokrasi/cumhuriyet" turu politik duzenleriaralarindaki yaris'ta atilmistir. Ingiltere imparatorlugu vekitasal Avrupadaki diger uc buyuk imparatorluk (Carlik Rusyasi;Avusturya-Macaristan; ve Alman), "imparatorluk duzeninin"yasatilmasi icin butun guclerini kullaniyorlardi. Karsilarindaise, Amerikan (1776) ve Fransiz (1789) Devrimleri ve budevrimlerin yer almasina yol acan dusunce akimlari bulunuyordu. Baska bir deyisle, bu "yaris," mutlakiyet ve bagimsiz cumhuriyetdunya gorusleri arasindaki cekisme idi. Ek olarak, Avrupa devletleri daha onceden birbirlerinekarsibir olum-kalim yarisina girmislerdi. Devletlerarasi bir "GucDengesi" kuruldugunda, hic bir taraf bu "Guc Dengesi oyununundakendi yasamini kaybetmeyecegini" biliyordu. "Guc" ise, askeriguc'e dayanmakta idi. Ancak, ordu beslemek icin de, ekonomikgucun onemi acikliga kavusmus idi. Ekonomik guc, yalnizca bir devlet'in uyesi olan bireylerinkisisel atilimlariyla gerceklesemiyordu. Devletin de, atilimyapmakta olan bireylerin ve ticari kuruluslarin guvenliginisaglamasi, is yapmalarina yardimci olacak alt-yapi'yigelistirmesi ve iyi calisir halde tutmasi geregi de anlasilmisidi. Acik savas'a girildiginde, alis-veris aksadigi, gelirazaldigi gibi, can ve mal guvenligi de ortadan kalkiyordu. Boylece, yasalarin guvenligi altinda, esit vergi yuku ilebireyler de uluslarinin yarisina katilmanin kendi cikarlarinauygun oldugunu gormekte idiler. Ondokuzuncu yuzyil'a girildiginde, "dusunce akimlariyarisina," ekonomik konulardaki yarisma da koklu olarak eklenmisbulunuyordu. Ekonomisi gucsuz olan devletlerin ve yanlisiolduklari dusunce akimlarinin yarisi kaybedecekleri iyiceanlasilmisti. Bu yuzden, birbirlerine karsi Avrupa'da yaptiklariyarisin sinirlanmasi dolayisi ile, Ondokuzuncu yuzyil baslarindaAvrupa devletlerinin "Guc Dengesi oyunu" Avrupa sinirlari disinatasti. Oncekile Asya (ve daha kisitli olmak uzere de Afrika)sinirlari icinde yer almaya basladi. Marks ve Engels'in Ondokuzuncu yuzyilda ortaya attiklariKomunizm, genis Avrupa toplumlarinca benimsenmedi. Ekonomikgucsuzlugu yuzunden Avrupali devletler kapsamina alinmayanmutlakiyetci ve somurgeci Rus Carlik imparatorlugu, ictencokmekte idi. Bu cokuntunun bas nedenlerinden biri, CarlikRusyasinin kendi vatandaslarini gunundeki dunya duzenindeegitmekten kacinmasi gelmekte idi. Bu ekonomik ve getirdigipolitik kargasaliga, "Yeni dunya duzeni" icinde son verecegi"soylenen" Komunizm, Yirminci Yuzyil baslarinda CarlikRusyasi'nin bir kesim aydinlarinca benimsendi. Bu yeni "DusunceAkimini" benimseyenlerin buyuk bir cogunlugu (1789 Fransizihtilalinde oldugu gibi), gene bu dusunce akiminin geregi olarakhayatlarini kaybettiler. Diger "Dusunce Akimlarinda" oldugu gibi, Rus Komunizm'i dekendine ozgu birtakim "gerekceler" ileri suruyordu. Bu ilerisurulen "nitelikler" bir gercegi ortemedi: Komunizm, yalnizca Rusulusunun yararina calismakta idi. [Carlik imparatorlugununnufusunun %50 sinden az'i Rus idi]. Bu yoldan, yuzyillardiroynanmakta olan "oyun" un "kurallarini" degistirerek, BolsevikRuslar oyun'u kazanmak cabasinda idiler. Amaclari, dunyada surupgitmekte olan yaris'i kazanmaktan baska bir sey degildi. "Oyununkurallarini degistirmek" ise, kale onunde sayi yapmaya hazirlananfutbol oyuncusunun hakem tarafindan durdurularak, kalenin orneginonbes metre oteye alinmasi gibi bir durum idi. Butun bu olaylarin anlasilmasi ise, dunya duzeyinde egitimigerektirmektedir. Rus imparatorlugu da, Avrupa devletlerininOnyedinci yuzyildan bu yana yaptigi gibi, yarismayi yapacak --veyarismanin niteliklerini toplumlarina anlatacak-- bilim adamlariyetistirmekte idi. Ancak, Rus imparatorlugunun yetistirdigibilim adamlari, Avrupa devletlerinin yetistirdigi bilimadamlarinca yenilgiye ugratildi. Carlik Rus imparatorlugunun yerine kurulan Sovyetimparatorlugu da, 1917 ihtilalinin ilk gunlerinden baslayarak,"Sovyet yarismasini" yurutecek bilim adamlarinin yetistirilmesineoncelikle onem verdi. "Sovyet bilimi:" Marr, Lysenko, Solovyevgibi kisilerin yonetiminde, ve Marks/Lenin "dusunce akimlari"yonunde kati saplantilara baglantili olarak duzenlendigi icin, bubagimlilik altinda coktu. Baska bir deyisle, Sovyet bilimi,dunyadaki gelismelere sirtini dondugu icin kisir kaldi. Yenildi,ve hezimete ugratildi. Boylelikle, dunyadaki diger bilim merkezleri ile alis-verisyapmadan, tek bir "dusunce akiminin" saplantisi ile bilimyapmanin sakincalari da vurgulanmis oldu. Sonucunda faturayiodeyenler de, yalmizca Ruslar ve Sovyetler Birligi icinde yasayandiger halklar degil, soguk harp ve getirdigi silahlanma yarisidolayisi ile butun dunya oldu. Dunya yarismasini kaybetmekteolan Sovyetler Birligi ise, Birinci Dunya savasi oncesinde CarlikRusyasinin da yaptigi gibi, gunumuzde askeri guc kullanarak ictenparcalanmayi durdurmak yolunu secip-secmemek arasindabocalamakta. Sovyetlerin bu seciminin sonucu ne olursa olsun, TurkiyeCumhuriyeti dunyadaki gelismelere yalnizca seyirci kalacakolursa, sonucunu bugunden bilmek olanak disidir. Ancak,bilinmesi gereklidir ki, Carlik Rusyasi cokmekte oldugu 1916yilinda bile Erzincan'a kadar Turkiye'yi askeri guc ile almisbulunuyordu. Sovyetler Birligi ise, 1940larin ikici yarisindaErzincan'a kadar olan bu bolge'yi, onceden "Rus topragi" oldugugorusu ile Dunya kamu oyu onunde gene "istemis idi." Bilinen gerceklerden biri de Turklere karsi degisiknedenlerle baslatilmis olan "sevgisizlik" goruntulerinin ilkbelgesi, 1473 yilinda basilmistir. 1473 ile Onyedinci yuzyilarasinda, bu tur basilmis belgelerden bilinenlerin sayisi uc yuzustundedir. Bu basili "yalanci belgelere" bugune dek karsilikverilmemistir. [Bak: ROTARY DERGISI ]. Ek olarak, Yirminciyuzyil basinda, Turkler'in dunyadaki yerini almasini engellemekamaci ile yazilmis kitaplarin toplamini yapmak bile guctur. "Gecolsun da guc olmasin" ata-sozu bile, Turklerin kendi secimleridolayisi ile bugun karsi karsiya kaldigi gucluklerin kapsaminianlatamiyor. Turkler bu gibi "yalanci belgelere" dunya bilimduzeyinde karsilik vermek yeteneginde bilim adamlariyetistirilmesine onem vermeyecek olurlarsa, belki yeniden birKurtulus Savasi vermek gerekebilecektir.