Wednesday, December 21, 2005

H. B. Paksoy: Kirim Tatarlari

H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK (Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997) Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK kitabinin butun yayin haklari, Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca, H. B. Paksoy adina ABD Kongre Kutuphanesi Copyright kutugune kayitlidir.
06 KIRIM TATARLARI
"Tatar" sozcugunu, M.S. 732 yilinda dikildigibelirtilen Kultigin Anitlarinda okuyabiliyoruz. Genelde eski Turk Anitlarinin buyuk bir bolumu, bugunkuMogolistan Halk Cumhuriyeti icinde, Sovyetler Birligisiniri cevresinde bulunuyor. Orhun suyu'na olanyakinliklari dolayisi ile, bilimsel cevrelerde OrhunAnitlari olarak da bilinirler. Bu anitlar, 18ciyuzyildan baslayarak sirasi ile Isvecliler (Ruslaraesir dusup Sibirya'ya surulen, subay Strahlenberg),Fin'liler (incelemek icin ozel olarak Orhun bolgesineuc bilimsel kurul gondermislerdir), Ruslar icin calisanAlman W. Radloff ve Rus bilimadami Yadrintsevtarafindan degisik zamanlarda birkac kere kesfedilmis,19cu yuzyil sonlarinda Danimarkali Thomsen tarafindanozel alfabesi cozulerek okunmuslardir.
Kasgarli Mahmut tarafindan 1074/1077 yilindaAraplara Turkce ve Turkleri ogretmek icin yazilmis olanDivan-i Lugat it-Turk den, Tatarlarin Otukencevresinde, Uygurlara komsu oldugunu ogreniyoruz. Birbolumu Mogol ordularina 13cu yuzyilda Mogol CengizHan'in zor'u ile katilarak, Cengiz'in torunu Batukomutasinda Avrupa kapilarina kadar gelen Tatarlar, budonemde Asya ve Avrupa kitalarinin esigineyerlesmislerdir. Bir sure sonra bu yorede Mogollardankoparak kurulan Altinordu Hanliginin komusma ve yazismadili "Tatarca" olmustu.
Eski Yunan ve Roma mitolojisinde "cehennem"anlaminda kullanilan "Tartarus" sozcugu, Hristiyanlikdinince de kabul edilmis, "Tatar" sozcugu ilekaristirilmistir. Bilerek veya bilmeyerek, M.S.1270'lerde bu yanlisligi yayanlarin ilkinin Fransiz dinadami St. Louis oldugu anlasilmaktadir. Avrupakaynaklarinda, 14cu yuzyildan baslayarak, AltinorduHanligi mensuplarina "Tatar," Tatarlarinkaynaklandiklari yerlere (Abakan, Altay, Tuvayorelerini de icine alan ve daha sonralari Turkistanolarak adlandirilan), Asya'nin orta bolumune, de"Tartary" adi verilmeye baslanmistir. Bircok Avrupaliharita yapicisi ve Ingiliz yazari Chaucer bu yanlis'isurdurmuslerdir.
Bu yalnis'in bir sonucu olarak, Osmanlilar disindakalan butun Turklere "Tartar" adi verilmeye, Avrupa'ninesigine 8-13cu yuzyil arasi gelmis diger Turk boy,oymak ve elleri (Kipcak, Pecenek, Hazar ve digerleri)de toplu olarak "Tartar" adi ile anilmaya baslanmistir. Bu arada, Barlas Turklerinden olan Timur'un (o. MS1405) oz adi "Tamburlane olarak carpitilmis "Tartar"oldugu ileri surulmus; 16ci yuzyilda yasayan Ingilizyazari Christopher Marlowe ve 19cu yuzyilda da LordByron bu yanlislari yaymaya surdurmusler. Gunumuzde debu tur yanlis gorusler surup gitmekte, Tatarlarlatarihi ve gercekten iliskisi olmayan nitelikler (baliksalcasi, dis hastaligi, vb) Tatarlara atfedilmektedir.
Cengiz'in kurdugu Mogol devletinin Bati ucundankopan Altinordu Hanliginin baskent'i Saray idi. Idilve Yayik sulari arasindaki bozkirlari, Kirimyarimadasini, Moskova ve Kiev Ruslarini, Karpatdagilarini ve cevresini icine aliyordu. Ancak,Altinordu Hanligi 1430 yillarinda, suregelen hanlikkavgalari, Ruslarin Altinordu Hanligini parcalamak icinkatildigi, ic dogusler yuzunden bagimsizlik gucunukaybetmisti. Bir sure Timur'un konugu olmus, Timurtarafindan korunmus olan Toktamis'in gosterdigidusmanlik sonucu, Timur ordusu ile 1490 yillarindaSemerkant'tan Idil bozkirlarina gelrek Toktamis'ibozgun'a ugratti. Ancak bu olaydan sonra bir bagimsizKirim hanligindan soz edilmeye baslanabilir.
Altinordu hanligi, en guclu devrinde iliskidebulundugu butun devletlerde merak, korku ve saygi ileaniliyordu. Bu korkunun basinda gelen nedenlerdenbiri, "Tatar"lar hakkinda Batililarca hicbir seybilinmemesi idi. Merhum Prof. Z. V. Togan'in, 15ciyuzyil tarihcilerinden birine dayanarak yazdigina gore,
"Tatarlarin akil, zeka ve intikalleri, hareketleri gibi yel hizindadir. Dunyanin dort bucaginda yer alan olaylari aninda haber almalarina ragmen, kendi dusunce ve hareketlerini butun rakip ve komsularindan mutlak sekilde saklamayi bilirler."
Ancak, Tatarlarin bu duzeyde agzi siki olmalari,komsulari ile dusunce\alis-verisine girmemeleri,goruldugu gibi yanlis tanimlanmalarina, kendiyararlarina zarar vermistir. Tercumansiz konusabilenToktamis ile Timur'un arasindaki anlasmazlik da belkibu nedenlere dayaniyordu.
Cengiz'in ordularindaki oymak ve uruglarincogunlugu gibi, Tatarlar da Saman dinine bagli idiler. Bu arada, Hazar eli Museviligi, Gagauz ve Pecenekler deHristiyanligi benimsemislerdi. Kipcak agzindakonusanlar icin Isa'yan yakarislar kagida gecirilmisti. Bu agitlardan biri Codex Comanicus icinde gunumuzekadar gelmis olup, Venedik Devlet Kitapligindasaklidir. Altinordu ve Tatarlarin Islamiyetle ilktanismalarinin Berke'nin (hanligi 1257-1267),yayilmasinin ise Ozbek'in (hanligi 1313-1340)yonetiminde yer aldigi soylenir. 14cu yuzyilda buyoreye gelen gezginler, Tatarlar arasinda Islamiyetikabul edenlerin bulundugunu yaziyorlar. Bununlabirlikte, 15ci yuzyil basina kadar Tatarlarincogunlugunun bu yeni din'i kabul etmediklerianlasiliyor.
Tatarlarin Islamiyeti kabul etmeleri, politikyonden durumlarini daha da zor bir duruma sokmustur. Boylelikle, Ruslarla yalnizca urug, el ve soy ayrimiyonunden degil ek olarak da inanc yonundenayricaliklarin basgostermesi Ruslarla acik dogusleringuclenmesine neden olmus. Dolayisi ile, Asya'dan gelentorelerine bagi kalan Tatarlar, soy dil ve din gibitemel degerleri paylastiklari Osmanlilara yaklasmayabasladilar.
Moskova, Altinordu hanligina 240 yil sure ilevergi ve harac verdi. Bu vergile 1480lerde son buldu. Tatarlarin kendi aralarinda cekismeye baslamalariyuzunden, Moskova Ruslari Tatarlarin ic islerinde sozsahibi olmaya basladilar. Ileri gelen Han uruglarinibirbirleri ile cekismeye, Hanlik kavgalarina itenRuslar, Tatarlarin birligini bozmaya calisiyorlardi. Kazan'in 1552 de Ruslarin eline gecmesinden once, Kirimhanligi ile Moskova prensligi, Kazan hanini tayin etmekicin birbirleri ile cekismekteydiler.
Tatarlarin hanlik anlayisi, Cengiz yasalaricercevesinde idi. Han olacak kisinin Cengiz soyundangelmesi gerektigine inaniliyordu. 17ci yuzyil'avarincaya kadar, Ruslar da buyuk olcude bu Cengizyasalarina uynak zorunda idiler. Bu konuda, Prof. O.Pritsak asagidaki ornegi verir:
"1574 yilinda Korkunc Ivan (carligi 1533-1584), Simeon Bekbulat(ovic)'i Moskova'da car olarak taht'a cikardi. Kendi de Moskova'dan ayrildi. Ivan Moskova'ya geldiginde Car'in bendelerinden biri gibi, diger silzadelerle birlikte, Taht'tan uzakta durur. Kimdir bu Bekbulat(ovic)? Hakiki bir Cengizli olup, son Altinordu Han'inin soyundandir."
Hem politik yonden, hem de dil, uygarlik ve mayaacisindan Tatarlarin Ruslar uzerindeki etkileri cokbuyuktur. Kazan'in 1552 de Ruslara dusmesinden sonrabile, Rus asilzadeleri icin Tatrlarla akraba olmak,Tatar kani tasimak buyuk bir onur ve unme kaynagi idi. Prof Eward Keenan, "Tatar Turu" edebiyatinin ve yaziyonteminin 18ci yuzyilda bile Ruslar uzerindekietkisini kaydeder. Gunumuz Kazak yazari OljaySuleyman(ov), 1975 yilinda Az i Ya adli bir kitapyayinladi. Kitabin adi "Az i Ya," Oljay Suleymanov'unyarattigi bir soz oyunudur. Kilise Ruscasindaki[Staroslavianskii] "Az=Ben"; bugunku Ruscadaki "I=ve";gene Rusca'da "Ya=Ben. Toplu olarak "Aziya" Asya'ninRusca yazilisidir. Boylelikle Oljay Suleymanov Asya'yasahip cikmaktadir. Oljay Suleymanov bu kitabinda(Ruslarca bir suredir Rus icadi gibi gosterilen) "IgorDestani" nin, daha onceleri bilinen bir Turk destanikokenlerinden geldigine inandiracak kuvvetli iddialarda one surmustur. Prof. Halil Inalcik da, 14-17ciyuzyillar arasinda Rus carlik lakap ve unvanlarininMogol, Tatar ve Osmanlilardan alinip Rusca'yacevrildiklerini gostermistir.
KIRIM HANLIGI
Haci Giray'in (1440 yillarinda) hanligi sirasinda"bagimsiz" bir Kirim'dan soz edilebilir. Osmanli FatihSultan Mehmet (sultanligi 1451-1481) devrinde, 1475yilinda Kirim hanligi Osmanlilara baglanmistir. 16ciyuzyil sonlarina kadar Osmanli devleti Kirim'in icislerine karismamis; ancak o tarihten sonra Cuma namazihutbelerinde Osmanli padisahinin adi opkunmayabaslanmistir. Buna ragmen, Tatarlar ara-sira kendibaslarin buyruk hareket etmekteydiler. Son defa 1571de (Kazan'in 1552 de Ruslarin eline gecmesinden sonra)Moskova'nin dis mahallelerine baskin yapip,yakmislardi. 17ci yuzyilda da Kirim hanligi Polonyaile Ruslara karsi bir anlasma yapmisti. Burada Ruslarda Cengiz'in varisi olduklarini iddia ederek, Idilbolgesinde hakimiyet kurmayi basardilar. Bu olay da,Kirim hanliginin, Cengiz'in Buyuk Hanliginicanlandirma cabalarina kesin olarak son verdi. Bundansonra Kirim Hanligi doguda Kafkaslar ve Iran ile,bati'da da Macaristan ile iliskiler kurma cabalarinisurdurdu.
1773-1774 yillarinda yeralan Osmanli-Rus savasisirasinda Rus imparatorlugunu, Alman Anhalt-Zerbstprensligi hukumdarlik ailesi soyundan gelip oradadogup-buyuyen (1799 yilinda Moskova'ya gidip IIIcuPetro ile evlenen) Buyuk Katerina (Cariceligi 1762-1796) yonetiyordu. Bu savas sonucunda yapilan KucukKayanarca antlasmasina (1774) Kirim hanliginin Osmanlidevletinden bagimsizligini kazanmasi sartini Katerinaekletmisti. Daha Osmanli-Rus savasi sirasinda (1773)Rus imparatorlugu Din Isleri Nazirligina (SviateishiiPravitel' stvuiushchii Sinod) verdigi buyruk ile "ButunDinlere Musamaha Gosterilmesi" ni ongoren "ferman" i(ukaz) yayinlatmis ve Ici Petro (carligi 1682-1725)tarafindan Tatarlara yonelik olarak kurulan"Hristiyanlastirma Dairesini" (NovokreshchenskaiaKontora) kapattirmisti. Bu iki adim'in, Rusimparatorlugunun Kirim topluluguna "ilimli" yonlerinigostermek, "tarafliklarini kazanmak" ve Kirim'in Rusimparatorlugunca "Hazmedilmesi" sirasinda ortayacikabilecek "ters etki"yi azaltmak icin atilmis oldugudusunulebilir.
1777 yilinda Katerina, Osmanli imparatorlugundangetirilen Yunan ve Slav kokenli toplumlarin Kirim'ayerlestirilmelerini buyurdu. Alti yil sonra da Kirimoldugu gibi Rus sinirlari icine alindi. Katerina'ya bukonularda danismanlik eden Baltik Almanlarindan birsoylu, eger uygun yontemlerle yonetilirlerse, KirimTatarlarinin Rus imparatorlugunun Orta Asya'dayayilmasina buyuk olcude yararlari dokunacagini telkinetmisti. Bu onerilere dayanan Katerina da, Tatartuccarlarina ve bu tuccarlarla birlikte yolculuklaracikan (cer're cikan) hocalarin Orta Asya'da Islamiyetiyaymalarini ongormustu. Bu isleri kolaylastirmak icinde Tatar tuccarlarina genis imtiyazlar taninmisti. 19cu yuzyilin ikinci yarisinda, bu tuccar ve hocalar"gorevlerini tamamlamis" gorulduklerinden, imtiyazlarikaldirildi ve izinleri iptal edildi. Bu imtiyaz vetekeller Rus tuccarlarina aktarildi. Ruslarin gorusunegore, Islamiyeti kabul edecek olan Orta Asya toplumlari(ozellikle cok sert vuruskan olarak taninan Kazaklar)"yumusayacak," Carlik Rusyasinin bu yoreyi Rusaskerleri, Rus koylusu ile isgaline karsi koymayacakti.
Rus imparatorlugu Asya'nin dogusunu askeri guc ileisgale hazirlanirken, yapilan uzun vadeli hazirliklarinarasinda yerli toplumlar ile Rus veli ve komutanlariarasinda dilmaclik gorevi yapabilecek cevirmenleryetistirmek de vardi. Tatarlar bu "cevirmenlikokullarina" yazilmaya ozellikle ve israrlaozendirildiler. Bunun nedenlerinin basinda, Tatarlar(ve diger Turk boy ve uruglarindan gelenler), Asya'dayasayan Turk oymaklarinca (benzer gorevle gelen)Ruslara karsin cok daha iyi karsilanmalari geliyordu.
Ruslarin Sinop'ta Osmanli donanmasini yakmasindansonra, "Avrupa guc dengesinin" bozulmasindan cekinenIngiliz ve Fransizlarin da Ruslara karsi katildigiKirim savasi (1855-1856) sonrasi, Rus imparatorlugu zoryolu ile Kirim Tararlarini (Ingiliz, Fransiz veOsmanlilara yardim verdikleri gerekcesi ile) Kirimyarimadasindan cikarma calismalarini yogunlastirdi. Yuzbinlerce Kirim Tatari, Karadeniz'in batisindakiDobruca'ya (bugunku Romanya) ve diger Osmanlitopraklarina goc etti. 1912-1913 balkan savasisirasinda da buyuk Tatar topluluklari Istanbul bogazinidogu'ya dogru gecerek degisik sehirlere yerlestiler. Balkan savasi sonrasi yapilan antlasmalar, bu gocleriarttirdi ve cabuklastirdi. Buna karsin, gene de buyukbir Tatar toplulugu Kirim'da kaldi.
Kirim ve Kazan'da kalan bu Tatarlarin ilerigelenleri, Ruslar tarafindan yutulmamak ve eritilmemekicin, 19cu yuzyilda yogun bir "egitim kalkinmasi"baslattilar. Kayyum Nasiri, Mercani ve GaspiraliIsmail Bey gibi aydinlar, Tatarlarin oz gecmislerini vegelecekte dunyada alacaklari yeri cok iyi ogrenmeleriniyazi ve kitaplariyla salik vermekteydiler. Daha "Rus"sozcugunun dunya uzerindeki ilk "varliginin"vakanuvislerce (ornegin M.S. 9cu yuzyilda yazilanAnnales Bertiniani) kaydedilmesinden iki yuzyil oncesiyasal bir birlige, tore yasa ve kamusal duzene sahipTatarlar, bu cagiriya buyuk olcude uydular. Medreseegitimini kapsamini Ortacag'dan gunumuz duzeyinecikarip, gunun icinde yasanan gucluklerine cozumbulm,ayi kolaylastirici bir egitim cizelgesi ilesaglamlastirmayi ongorduler.
Bu "yenilesmeyi" gerceklestirmeye calisan Tataronderleri, ne yaptiklarini ve yapmak istediklerini cokiyi biliyorlardi. Hemen her biri medrese ogrenimigormustu. Ancak, medreselerde ogretilmeyen bilimleriya kendi baslarina ya da ek olarak Rus okullarinagiderek ogrenmislerdi. Bu "ek egitim"in guclugu vegereksiz uzunluguna bir cozum yolu bulmak istiyor, buderslerin medrese ogrenimine eklenmesini uygunbuluyorlardi. "Ezberciligin" egitim olmadigini,Kuran'in tek ders kitabi olmayacagini gormuslerdi. Amaclari, medrese egitimi sirasinda ogrencilerin uygunve yerinde soru sorma yontemlerini, sorulara alinankarsiliklari denetleme yeteneklerini (ve bu tur dusuncealis-verisinde kullanilan yabanci dilleri) ogrenmeleriidi. Bu tur egitim olmadan, bilinmeden RuslarinTatarlara uyguladigi eritme politikasinianlayamayacaklarini, onleyemeyecekleri acikti. Buyenilesmeyi ongorenlere ve bu yonde calisanlara "Cedid"adi verildi.
Cedidler, Rus imparatorlugunda yasamakta olandiger Turk el, boy ve oymaklari ile mayasal ve politikkonularda iliskilere girmeyi, isbirligi yapmayi, bubirligin basari yolunu acacagina inaniyorlardi. Cedidlerin bu atilimlari Ruslarca hemen "Pan-Turkizm"olarak olarak kotulenmeye baslandi. Ancak, Ruslar icin(Almanlardan gordukleri 'Pan-Cermen' politikasindankopya ederek) Balkanlarda "Pan-Slav" politikasi gutmekmubahti. Ustelik, unutulmamasi gerekir ki, "Pan-Turkizm" propagandasini (1865 de) ilk olarak Macar DoguBilimleri profesoru Arminius Vambery baslatmisti. "Asyadaki Buyuk Oyun" (Great Game in Asia) un bir adimiolan bu "Pan-Turk" (Pan-Turan)izm propagandasi, RuslariIngiliz Hindistanindan uzak tutmak icin Asyali Turkleriayaklandirmak amacini guduyordu. Avrupadaki gucdengesinin degismemesi icin calisan devletler,Vambery'e maas baglayarak Asyali Turklere (Avrupalilarhesabina ve bilmeden, Ruslara karsi koymalari icin)"Pan-Turkizm" ogretmesini istemislerdi. Avrupalidevlet adamlarinin gorusune gore, Asyadaki ayaklanmaile ugrasmak zorunda kalacak olan Ruslar, Avrupa icizorlamalardan dikkatlerini ayirmak durumuna dusecekler,Avrupa guc dengesi boylelikle korunmus olacakti.
Ruslardan once Cedidlere karsi gelenler"Kadimiler" idi. Cedidlerin tersine, dogal bilimler,dunya politikasi, tarih, yabanci dil ve hatta ozedebiyatlarini bilmeyen bu kadimilerin cogunlugu Kuran-i Kerim'i "butun dertlere tek deva" ve tek basina tekbasina cozum bulabilecek yetenekte gormekteydiler. Kadimiler, medrese egitiminin yenilestirilmesine butungucleri ile karsi ciktilar, bu yonde vaazlar verdiler. Ruslar da bu kadimileri Rus imparatorluk memuriyetkadrolarina (mukafaten) alip maas bagladilar. Kadimiler tarih ve dunya politikasini bilmediklerinden,farkina bile varmadan, ozel Rus burokrasisi icinde Rusemellerine tabi oldular. Bu kadimiler (Tatarlarincagdas bilimler ogrenmelerine karsi cikmak yolu ile)bilerek veya bilmeyerek Ruslara buyuk yardimlardabulunuyorlardi.
SOVYET DEVRI
Bolsevik inkilabi sirasinda Kirimdaki Sivastopollimaninda, denizcilerle Kirim Tatarlirinin partisi"Milli Firka" uyeleri arasinda (Ocak 1918) kisa vekanli carpismalar oldu. Milli Firkanin kurucu,yonetici ve uyeleri "Cedidcilik" (cagdas egitim, bilim,maya ve gudumsuz bagimsizlik) yandasi idiler. Bolsevikguclerinin Tatarlari dagitmasindan sonra (Mayis 1918)Alman birlikleri Kirim'a yerlesti. Almanlar, birBaltik Muslumani olan General Sulkevic'i askeri valiatadilar. Bu general de, yiyecek maddelerini Kirim'danAlmanya'ya sevkedince, Kirimdaclik basgosterdi. 1918sonunda Almanlarin Kirimdan cekilmesinden sonra, onceMilli Firka, ardindan da Komunistler Kirim'i gene elegecirdiler. Rus Kizilordusu Nisan 1919 da Kirim'ayerlesti. Kurulan ilk Bolsevik kurumlaridan biri"Kirim Muslumanlari Burosu" idi. Ancak, bu buronun(diger pekcok ornegi oldugu gibi) "dini" islerle hicbirilgisi olmayip, yalnizca Tatarlarin Komunist Rejimceyonetilmesi icin yaratilmisti.
Kizil Ruslara karsi savasan, Car yanlisi Beyaz Rusgenerali Denikin'in ordusu ile Kirim'a yanasmasiuzerine, bu ikinci komunist hukumet Kirim'dan kacti. Ardindan, Beyaz Ruslarin Kirim'da kurdugu hukumet, 1917sonrasinda Tatarlar acisindan en kotu olaniydi. MilliFirka gene yasaklandi; Kizillara yaklasmis gibigosterildi ve ißbirligi yapmaya zorlandi. 1920 yiliEkim ayinda da Kizil Ruslar Beyazlari yenerek Kirim'igene ele gecirdiler. Kirimda kurulan bu ucuncukomunist hukumeti, Katerina surecinde Kirimlilarinelinden alinarak Rus "asilzadelerine" (*cogunlugu,Alman, Fransiz kokenli) bagislanan Kirim topraklarinigeri aldi. Ancak, Kirimlilara dagitmak yerine, "Sovyetciftlikleri" (sovkhozy) olarak komunistlerin elineverildi. Kirimlilar bui sovyet ciftliklerinde irgatolarak calismak zorunda birakildilar. Prof. RichardPipes bu surec icinde "pek cok uygunsuz olayin yeraldigini" ve bu islerde en cok kaybi olanlarin KirimliTararlar oldugunu yazar.
Bu arada Tatar Mir Said Sultan Galiyev "MilletlerKomiseri" (Narodnyi Mommissariat Do DelamNatsional'nostei--Kisaltilmis adiyla: Narkomnats)atanan Stalin'in yardimciligina getirildi. Adi gecen"komiserlik," Ruslar disinda kalan "milletler"inisleri ile "ilgilenmek" uzere 1917 de Lenin tarafindankurulmustu. Lenin olup, Stalin Rus Komunist PartisiBirinci Sekreterligini ele gecirdiginde, bu komiserligilagvetti. Cunku, Stalin bu komiserlik yolu ileSovyetler Birliginin yarisini el altindanyonetmekteydi. (Sovyetlerin nufusunun yarisindancogunun Rus olmadiginin animsanmasi gerekir). TatarlarKomunist Parti uyeligine alinmaya baslandi. 1921 Kasimayinda "Kirim Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti"kuruldu idiyse de, Kirim Tatarlarina bir yarari olmadi. Veli Ibrahimov adinda bir Tatar Kirim Bakanlar KonseyiMerkezi Komitesi Baskani olarak, "Milli Firka"uyelerini turlu gorevlere atayarak "yenilestirmeyi"canlandirmaya calisti. Prof. Z.V. Togan bu sure ileilgili degerli bilgileri kayit altina almistir.
1929 yilinda butun bu tatar komunistleri Ruslarca"temizlendi." Veli Ibrahimov'un "milliyetcilik"politikasinin yerini "Sovyetlestirme (Ruslastirma)aldi. Tatar egitim ve basin onderlerinin yerlerine Rusve Ukraynalilar getirildi. Arap harflerinden Latinharflerine (c.1928) cevrilmis olan alfabe de Rus kirilalfabesinden bozma, kirma alfabe ile degistirildi(c.1938) O gun'e kadar basilmis olan Tatar kitap veyayinlari "proleter olmayan" ve "sovyet aleyhdari"olarak damgalandi, yasaklandi. 1930larda Tatar ilerigelen dusunurleri ya surgun'e gonderilerek, ya dakursun'a dizilerek "temizlendi." En yuksek Sovyetbasamagindaki Tatar, Mir Sultan Galiev, 1939da"kayboldu." Bu arada, Ruslara o gun'e kadar buyukhizmtlerde bulunan "Kadimiler" de bu "temizlikten"paylarini aldilar; kursuna dizilmeyenleri Sibiryayasurulduler. Acik cami veya dini okul kalmadi. OtonomCumhuriyet de 1954 yilinda lagvedildi.
Sovyet rejimi, Rus carlik hukumetlerininpolitikasini Marksizm adi altinda yurutmeyi surdurdu. Butun dini onderler (Kadimi veya Cedid olduklarinabakmadan) "toplumsal asalak" ilan edildi. Prof.Alexander Bennigsen'in "Kotuleme Kampanyasi" adiniverdigi bu akim, 1930larda yeni bir gorunus aldi. 1925yilinda kurulan "Allahsizlar Dernegi" (Bezhbozniki)Kirim Tatarlari ve diger Turk el, boy ve oymaklarinininanclarina satasmaya basladi. Daha once "toplumsalasalak" olarak damgalanan dini onderler (Cedidler veKadimiler), bu defa "Inkilap Dusmani" ilan edildiler. Carlik Rustasi surecinden beri calismakta olan "IslamIsleri Idareleri" (Musulmanskoi Dukhovnoi Upravlenie)dort tane idi. Ufa, Mohackala, Baku ve Taskent'dekurulan bu "idare"ler, Sovyet Moskovasinin kollariolarak gorev yapiyorlardi. Kirim, eskiden oldugu gibi,Ufa idaresinin "yonetiminde" kaldi. Prof. Alan Fisher,Ufa; Prof. Audrey Altstadt da Baku "idarelerinin"calismalari uzerine onemli arastirmalaryayinlamislardir.
Ikinci Dunya Savasi sirasinda Kirim gene Almanbirliklerince isgal edildi. Sovyet Rus birlikleri gerigelince, Stalin'in buyrugu ile Kirim Tatarlari hayvanvogonlarina yuklenerek Orta Asya'ya surulduler. "Gerekce," daha once de oldugu gibi, "dusman'a yardim"idi. Bu toplu surgun sirasinda yuzbinlerce KirimliTatarin aclik, soguk ve hastaliktan kirildigi degisikkaynaklarda vurgulanmaktadir. Daha sonra, KirimliTatarlara vurulan bu "dusmanla isbirligi" damgasikaldrldi ise de, Tatarlarin yasam'i degismedi. 1945 yilindan bu yana Kirimli Tatarlar Taskent,Semerkant ve Timur'un dogum yeri olan Sehrisebzsehirlerinde ve Sibiryada yasamaktadirlar. Prof. PeterReddaway tarafindan derlenen Censored Russia kitabindada belirlendigi gibi, yirtlari olan Kirim'a donmek icinyapilan calismalarda bas' ceken Kirim Tatar onderleri"Psikolojik Hastahanelerde" deli muamelesi gormektedir.
Avrupa Konseyinde gozlemci bulunduran KirimTatarlarinin bir bolumu Turkiye Cumhuriyetinde ve NewYork'ta "Insanlik Haklarini" almak icin ugrasmakta;Kirim Tatarlari Vakiflari yolu ile Emel ve CrimeanReview gibi dergiler yayinlamaktadirlar. Baslarindangecen butun bu olaylarin Tatarlari "ßelige su vermek"yonunde etkiledigi anlasilmaktadir. Gecmis olaylardanders alarak, son yillarda ornegi gorulmemishareketlerle ugraslarini dunya kamuoyu onundesurdurmektedirler. Ancak, unutulmamasi gerekir ki,Rus/Sovyet surecinde yasamakta olan diger Turk el, boyve oymak ve uruglarinin Ruslarla olan gecmis ve bugunkuiliskileri Tatarlarinden pek ayrcalikli degildir.
KAYNAKLAR:
T. Allsen, Mongol Imperializm (Berkeley, 1987).
A. Aziz, Tatar Tarihi (Moskova, 1919).
W. Bartold, Turkestan Down to the Mongol Invasion(London, 1977).
N. A. Baskakov, Russkie Familii Tiurskogoproiskhozhdeniia (Moscow, 1972).
A. W. Fisher, Crimean Tatars (Stanford, 1978).
N. Golb & O. Pritsak, Khazarian Hebrew Documents of theTenth Century (Ithaca, 1982).
Peter Golden, Khazar Studies (Budapest, 1980).
Peter Golden, "Cumanica" Archivum Eurasiae Medii AeviIV, 1984.
C. J. Halperin, Russia and the Golden Horde(Bloomington, 1985).
E. L. Keenan, "The Jarlyk of Ahmed-Xan to Ivan III: ANew Reading" International Journal of SlavicLinguistics and Poetics Vol. XII, 1967.
E. L. Keenan, "Muscovy and Kazan: Some IntroductoryRemarks on the Patterns of Steppe Diplomacy" SlavicReview Vol. XXVI, No. 4 1967.
Kasgarli Mahmud, Kitab Diwan Lugat at Turk yazilisi1074?/ 1077. Ilk basimi derleyen Kilisli Rifat (3 cilt)(Istanbul, 1917-19).
H. B. Paksoy, Alpamysh: Central Asian Identity underRussian Rule (Hartford: CT, 1989).
H. B. Paksoy, "Chora Batir: A Tatar Admonition toFuture Generations" Studies in Comparative CommunismAutumn/Winter, 1986.
H. B. Paksoy, (derleyen) Central Asian Monuments (Istanbul: Isis, 1992)
J. Pelenski Russia and Kazan: Conquest and ImperialIdeology (Hague and Paris, 1974).
R. Pipes, The Formation of the Soviet Union (Harvard,1954).
O. Pritsak, "Moscow, the Golden Horde, and the KazanKhanate from a Polycultural Point of View" SlavicReview Vol. XXVI, No. 4 1967.
G. Rahim ve G. Aziz, Tatar Edebiyati Tarihi (Kazan,1925).
P. Reddaway (Yayina Hazirlayan), Uncensored Russia (NewYork, 1972).
A. A. Rorlich, The Volga Tatars: A Profile in NationalResilience (Stanford, 1986).
Uli Schamiloglu, "Tribal Politics and SocialOrganization" (Doktora Tezi: Columbia University,1986).
A. Sheehy, Crieman Tatars, Volga Germans andMeskhetians (London, 1973).
Talat Tekin, A Grammar of Orkhon Turkic (Indiana,1968).
Z. V. Togan, Turkili Turkistan (Istanbul, 1981).
Z. V. Togan, Umumi Turk Tarihine Giris (Istanbul,1970).
Turco-Tatar Past, Soviet Present: Studies Presented toAlexandre Bennigsen (Derleyenler: Ch. Lemercier-Quelquejay, G. Veinstein, S. E. Wimbush) (Louvain-Paris, 1986): H. Inalcik, "Power Relationships betweenRussia, the Crimea and the Ottoman Empire as Reflectedin Titulature;" K. H. Karpat, "The Crimean Emigration of1856-1862 and the Settlement and Urban Development ofDobruca;" E. Lazzerini, "The Revival of Islamic Culturein pre-revolutionary Russia: or, why a Prosopography ofthe Tatar Ulema?;" J. Martin, "The Tiumen' Khanate's Encounterswith Muscovy, 1481-1505;" A. A. Rorlich, "The Temptation of the West:Two Tatar Travellers' Encounter with Europe at the endof the Nineteenth Century."