Wednesday, December 21, 2005

H. B. Paksoy: Maya, T.A.S.

H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK (Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997) Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK kitabinin butun yayin haklari, Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca, H. B. Paksoy adina ABD Kongre Kutuphanesi Copyright kutugune kayitlidir.
17 MAYA, T.A.S.
Asagidaki yazi (Turkiye Rotary Kuluplerinin cikardigi veTRde butun Rotaryenlere dagitilan) ROTARY DERGISI'nin Eylul-Ekim1995 sayisinda basilmistir. 1995-1998 doneminde dort kez daha ---baski, bilgisayar agi sayfalari ve elektronik dergileryoluyla--- yeniden yayinlanarak, yaklasik yetmis (70) ulkedeyerlesik yirmibin'in (20,000) uzerinde okuyucuya ulasmistir. Bu dagitimin sonuclarindan biri olarak, bu yazi TR ve ABD deoturan kisilerce ---yazinin yazarina duyurulmadan--- olusturulan "MAYA" adli bir kurulusun ortaya cikmasina nedenolmustur. Adi gecen MAYA kurulusu da 1996 yilinda Dayton,Ohio'da; 1997 yilinda da Detroit, Michigan'da MAYA baslik vekonulu toplantilari duzenlemistir. MAYA kurulusu, butoplantilarda bildiri verecek kisilerin bildiri basliklariniiceren toplanti genel duyurularini bilgisayar aglari ile detoplum'a sunmustur. Elinizdeki bu cogaltim, 1998 yilinin Mayis ayinda, TAACOortakligi ile Ohio da yerlesik toplum uyelerine sunulmaktadir.
MAYA, T. A. S.
Bir toplum'un "maya"si ne gibi etken atilimlarlakorunabilir? Neden korunmalidir? Ne gibi yontemlerle"maya"nin yozlasmasinin, kaybolmasinin onunegecilebilir? Bu tur ugraslarin giderlerini kimustlenir? Ingiltere'de, "ciftci ogle yemegi" (ploughman'slunch) adi ile bilinen ve sevilerek yenilen bir "cikin"vardir. Genellikle, sarilmis bir tereyag topagi,kutulanmis peynir, ekmek, yil'in icinde bulunulangunlerinde yetisen meyva'dan ve bir de icecekten olusur. Bu yemek, orta caglarda Ingiliz ciftliklerindecalisanlarca yenir idi. 18ci yuzyilda Ingiltere'debaslayan Sanayi Devrimi sonrasi, bireyler is bulmak icinkoyleden kentlere akin etmeye basladiginda, unutuluroldu. Yirminci yuzyil'in baslarinda, peynir, tereyag,icecek vb ureticileri, birlikte calisarak, bu ogleyemegini gunun kosullarina uygun bir bicimde yenidentoplum'a sundular. Boylelikle, hem tarihsel Ingilizmaya ve geleneginin onemli bir bolum'unun korunmasinisagladilar; hem de, Ingiliz ureticileri, isverenniteliklerini surdurmek yolunda atilimda bulundular. Cin adli icki de, Ingiliz kokenlidir. Cinyaratilmadan once Ingilizler, Fransa'dan sarap satinalip icmekte idiler. Bu durum da, Ingiltere'denFransa'ya altin --gunumuz anlami ile "doviz"-- akmasina, Ingiliz hazinesinin gucunu yitirmesine nedenoldugu gorusunun guc kazanmasina neden oldu. Bu "dovizakimi"ni onlemek icin, Birlesik Krallik adalarindayetisen bugday'dan uretilen alkol, cin'e oz koku vetadini veren otlar, cilekler, vb, gibi bitkilerikullanan ozel atilimcilar, cin'i yarattilar. Fransa'yagitmekte olan altin nitelikli "sermaye" akisi buyukolcude durduruldu. Bu sure icinde de, Birlesik-KrallikImparatorlugu (British Empire) yoneticileri, Hindistan,Afrika gibi bolgelerde gorev yapmakta idiler. BirlesikKrallik Tropik Hastaliklar Uzmanlari, bu gibiImparatorluk gorevlilerinin sitma hastaliginayakalanmadan yasayabilmeleri ve gorevlerini aksatmadansurdurebilmeleri icin, Imparatorluk gorevlilerinin yeniolusturulan "kinin" ilacini her gun icmelerini salikverdi. Hindistan'da gorevli bir Birlesik-KrallikImparatorluk Yoneticisi, "kinin"i, her gece icmekteoldugu cin icine katti. Boylelikle, "cin-tonik"yaratildi. Yirminci yuzyil ortalarinda ise, Ingilteredecevrilen ve dunya'nn degisik ulkelerinde cok tutulan --alp'i 007 olan, "casusluk;" "karsi casusluk;" "ajanlik"turunde un yapan-- bir dizi film, bu "cin-tonik"ickisinin dunyaya yayilmasina neden oldu. Sonucunda,Birlesik Krallik ekonomisine ek ve olaganustu bir gelirsaglandi. Ikinci Dunya Savasi sonrasi, Fransiz giyimevleri vesus kokusu ureticileri, buyuk bir tanitma atiliminagecerek, Fransiz kokenli kaynak kullanarak, Fransizekonomisini canlandirmakta buyuk gorev yaptilar. Fransa'da da cin satildigi gibi, bu tur Fransizurunleri, Birlesik Krallik'ta da buyuk begeni ile surumyapti. Adlari gecen her iki ulke'nin Avrupa Birliginegirmelerinden sonra da, bu tutumlari degismedi. Kazancli cikan, Birlesik Krallik ve Fransiz toplumlarioldu. Bu kazanc da, en az uc basamakli idi: 1) dovizgeliri; 2) Birlesik Krallik ve Fransiz mayalarinindunyada tanitilmasina yardimci olmak; 3) oz ulusalekonomilerine gercek katki'da bulunmak. Birincibasamakta ele alinan "doviz geliri"nin cogunlugununkolaylikla olculebilecegi su goturmez. Ancak, ikincibasamaktaki "'maya'nin dunyada tanitilmasi" en az ilkbasamak kadar onemlidir. Bir uretici, urettigi gerec,aygit, mal uzerine "kayitli tanitici" koyar. Amaci,uretici kurulus'un guvenilir bir kaynak oldugunugostermek, alicilarinca unutulmamak, kolaybulunabilmektir. Bir toplum'un mayasi da bukapsamdadir. Belirtilmesi gerekir ki, butun bu atilimlar ozelkisi ve kuruluslarca ele alinmis vegerceklestirilmistir. Ancak, ekonomilerine ve dolayisiile toplumlarina olan yararlari goren Birlesik Kralik veFransiz hukumet yetkilileri, bu tur "doviz kazandirir""dis satis" atilimlarini desteklemek icin, DisisleriBakanliklarina yetki verdi. Butun buyukelciliklere vekonsolosluklara: is yapacak, pazar acacak, ozulkelerinden satis yapmak icin gelecek is adamlarinagercek ve kapsamli destek verecek "ticaret ateseleri" atandi; buyukelci ve konsoloslarin da oz ulkelerininekonomilerine "gelir getirecek" islere buyuk agirlikvermeleri onerildi. Diger ulkelere donuk dispolitikalari da, bu gibi ticari iliskilerin "iyi" olupolmadigi sorusu uzerine de oturtuldu. Bu gibi orneklerin cogaltilabilecegini belirterek,uzatmadan, bir soru taslagini ele alalim: Gunumuzde TCkokenli uretim ve satis kuruluslari, Turk mayasinidunyaya tanitmak icin ne yapmaktadirlar? Bu gibitanitimlara girismekle elde edebilecekleri ek gelirlerne olabilir? Bu gibi tanitimlara girebilmek icin negibi bilgisel ve uygulama kaynaklarina gerekduyacaklardir? Bu kaynaklar nereden bulunacaktir? Bugibi atilimlarin yapilmasinin onemi uzerinde kimlerdurmaktadir? Amac, "maya" yi "satmak" degildir. Maya'yi bir kezsatin alan, o maya yolu ile uretilebilecek maddeyi ozbunyesinde yapip kullanabilecektir. Onemli olan, "maya"yi elden cikarmadan, o maya ile uretilecek maddeleripazarlayabilmektir. Boylelikle, "maya"nin kokeni eldetutulabilecegi gibi, o "maya"nin yordami ileuretilebilecek maddeler surekli gelir saglayabilecektir. "Maya" yalnizca hamur, yogurt, peynir, bira, vb"maya"si degildir. Universite arastirmacilarininurettigi yeni buluslar, yontemler de "maya" dir. Biruretici, urettigi mal'in oz yeteneklerini yukseltmek veayni zamanda giderini dusurmek icin yeni yontemleraramak zorundadir. Ureticiler ve ulkeler arasindakisonsuz yarisma, bu tur arastirmalari kacinilmaz durumagetirmistir. Yasam'i surdurebilmek, uretiminin duzeyiniyuksek giderlerini de dusuk tutmaya baglidir. Busonuclari gerceklestirmek icin, bir uretici oz kurulus'udisinda uzman ve arastirmacilar arayip bulabilir; bu turkisi ve kisilerden olusan kuruluslarla isbirligiyapabilir. Ancak, bu tur danisman ve kuruluslardaarayacaklari nitelikler arasinda "maya" sorusunun dasorulmasi, incelenip arastirilmasi gereklidir. Her is ve atilim, "devlet baba" dan beklenemez. Ozel kisi ve kuruluslarin da, geleceklerini oz ellerinealmalari gereklidir. Gelecegine bilincli yaklasim ilebakip yordam aramayanlar, bu gelecege ulasmaktan dauzaklasmis olurlar. Omer Seyfettin, "Pembe Inci'liKaftan" yazisinda, oz varligini kullanarak ulusu icincalisan, varligini yitiren bir kisinin basindangecenleri anlatir. (Seyfettin bu yazi'yi Birinci DunyaSavasi cercevesinde yazmistir). Ancak, kisileryasamakla da yukumludur. Gerektiginde, kisilerSeyfettin'in yazasinda ele alindigi gibi, varliklarinitoplumlari icin kullanmak ve sikinti'ya girmekle deyukumludurler. Buna karsilik, bir toplum'unyasayabilmesi ve dunya icindeki yerini koruyabilmesiicin, toplum'un bireylerinin de yasamlarini surdurmekte,teker-teker saglikli ve varlikli olmalari gerekir. Bireyler de biraraya gelip, birlikte yordamlasarakcalisacak, geleceklerini dusunerek isbirligiyapacaklardir. Bu tur ortak amaca ulasmanin en uygunyollarindan biri de, kurulmus ve yurumekte olan ureticikurumlarin, kamu ya da ozel olmalarina bakmadan,isbirligi yapmalaridir. Bu isbirligi sirasinda da,"maya" konusu en onde yer alan bir niteliktedir. Bu turisbirliginin en onemli orneklerinden biri deJaponya'dir. "Ilerleme" nin, en once, atilim yapan kisilerinyaptiklarina dayali oldugu hicbir gun unutulmamalidir. Kisiler, mutlu olmak icin calisirlar. Kisilerin bu"arayislari," toplum'un ilerlemesine, yasam duzeyinintoplu olarak yukselmesine neden olur. Bu arada, egerkisiler, ve kisilerden olusan toplum, "maya" siniunutacak ya da bu "maya" ya onem vermeyecek olursa,toplum "kisilik degistirebilecek" kimligini yitiripyozlasabilecektir. Dolayisi ile, "mutluluk aramakta"olan kisiler, toplumlarinin cikarlarini da goz onundetutmak durumundadirlar. Toplum ortadan kalkacak olursa,kisiler de "su'dan cikmis baligin" basina gelenleri cokiyi anlayacaklardir. Ornegin, "maya"si bozuldugu icin,peynir tadi olmayan bir peynir'in "peynir" olarak begenikazanmayacagini dusunmek yeterlidir. Bu tur, "'maya'sibozuk" peynir'i satis'a suren ureticinin gelecegi neolabilir? Toplum'un isteklerine kulak veren diger birpeynir uretici, begeni kazanan bir peynir satisinabasladiginda, ilk peynir ureticinin yasaminin sonbulmasi anlamina gelir. Bu ornegi, bir ulke icindekikuruluslara --ve toplum'a-- uluslararasi duzen icindetoplu olarak uzatmak uygundur. Eger, bu ornekte adigecen ilk peynir uretici, kullandigi "maya" yiarilastirmis ve bozulmasini onleyerek kullanmis olsaidi, sonuc daha degisik olur mu idi? Soz konusu, yalnizca peynir ureticinin kapanmasi,peynir tuketicinin sevdigi bir yiyeceginden olmasidegildir. Peynir uretim ev'inde calisan isciler;peynir'in yapildigi sut'u veren koyun ve inekleriyetistirenler; bu buyukbas hayvanlarin yemlerini uretenkuruluslar; yem uretici kuruluslarda calisan isciler,vb. de yasam gelirlerinin ortadan kalktiginigoreceklerdir. Bu noktada, ornek alinan ilk peynir uretici,universiteler icinde gorev yapmakta olan birarastirmaci'dan, karsiligini vererek, yordam istemisolsa idi, ureticinin gelecegi degisik olabilir mi? Butur "gelir paylasma" ve "cikarlari birlestirme"yordamlari ile birlikte calisma ortami saglamis olsaidi, toplum daha kazancli olamaz mi? Bunun karsisinda,eger universiteler icinde calismakta olanarastirmacilar, ureticilerin cagirisini beklemeden, yenimaya aritma yontemleri gelistirerek ureticilereurunlerini yenilestirmek, arilastirmak onerilerindebulunsalar, bu atilimlar da yararli olmaz mi? Bu peynir ureticiler, yerli toplum'un gereklerinikarsiladiktan sonra, uluslararasi pazarlara acilmakyollari da arayabilirler. Ek ve dis gelirsaglayabilecekleri gibi, "maya" nin uluslararasi duzeydetaninmasina, sevilmesine de katkida bulunabilirler. Bu tur ornekleri, diger uretim kollari ve dallarinauzatmak olagandir. Konu, Omer Seyfettin'in "Diyet"baslikli yazisinda ele aldigi gibi bir kisinin diger birkisi'ye "omur boyu borclu kalmasi" degildir. Buatilimlar karsilikli yararli oldugu gibi, toplum dakazancli cikacaktir. Universite bunyelerinde calismaktaolan arastirmacilar, yalniz kapsamlar ardinda kuramsalolarak kosarlar ise, toplum'a yararlari ne denlikalacaktir? Bir yerde, yeni kuram ve kapsamlari"pazar'a aktarmak" gereklidir. Arastirmacilaringelistirdigi yontemleri, gene arastirmacilar "toplum'cakullanilir" duzeye getirmekle sorumludurlar. Ureticilerde, bu kullanilabilir yontemleri "cogunluk uretimi" yoluile toplum'a ve dunya'ya sunacaklardir. Cikarlarini iyi bilen ureticiler, arastirmacilarcakapilarina kadar getirilen onerileri benimseyecektir. Eger yapilacak onerileri bir uretici benimsemez,kullanmaz ise, arastirmacilar diger ureticilerleisbirligine girebilirler. Bunun ustune, aydinureticiler, arastirmacilarin kendilerine gelmesini bilebeklemeden, arastirmacilarla ilk iliskiyi dekurabilirler. Arastirmacilar tek kisi olabilecegi gibi,universite disinda olusturulmus ozel arastirmakuruluslari da olabilir; diger kuruluslarla isbirligiyapmak uzere kurulmus olan "ortak uretim topluluklari"(kooperatifler) bu tur yaklasimlari ustlenebilirler. Birlikte calismakta buyuk yararlar olacagi aciktir. "Arastirmalar"in yalnizca uretim icin onemli vegerekli olmadigi da bu basamakta anlasilmis bulunur. Bir toplum'un "maya"si, o toplum'un tarihinde, gelenekve torelerinde yatar. Bir toplum'u diger toplumlardanayirdeden ozellikleridir. Bu veriler arastirmacilarcatoplu olarak kayit altina alinmistir, belirlenmistir;surekli kullanilmaktadir; toplum'un icgudusunde enondedir; Dusunce Isverenlerince durmadan, ayrintilariile derinden-derine islenir. Dunya'daki digertoplumlarla, bu konularda acikca bilgilesilir. Maya'larin toplami, dunya genel yasam duzeyininilerlemesine ve gelismesine katkida bulunur. Ayrintilar, "Turk Tarihi, Toplumlarin Mayasi, Uygarlik"basligi ile Yeni Forum dergisinin Haziran 1992 (Cilt 13,No. 277) sayisinda verilmistir. [Ek olarak, bak: Annals of Japan Association for Middle East Studies(Tokyo) No. 7, 1992. "Maya," adindan da anlasilacagi gibi, bir is'inbasindan onemlidir. Kisilerin baslangici da cocuklukolduguna gore, dusuncelerin "mayalanmasi" da cok kucukyasta ogrendiklerinden, gorup-yasadiklarindanetkilenecektir. Bak: "Insan Inciyi DenizdenCikarmadikca, O Ister Inci Olsun -- Ister Cakiltasi,Farketmez," Yeni Forum Eylul 1993 (Cilt 14, No. 292).[Ek olarak, bak: Rotary Dergisi (Izmir) Aralik, 1993]. Bilinmeyen bir varlik, kimin yararinadir? Uretilengerec ve urunlerin "satilmasi" gereklidir. "Satis"yapmak icin, "satis ve dagitim aglari" kurulmasikacinilmazdir. Bu "satis aglari" da, tuketicilerinistek ve secimlerine kulak asmak yolu ile: urunlerinnitelik ve nicelikleri uzerine tuketicilerce ilerisurulen gorusleri, uretici ve arastirmacilara ileterek,uretici ve arastirmacilara yordam verirler. Dolayisiile, "satis aglari" da "urun uretme yaklasiminin"bolunmez bir koludur. Ozellikle, yurt disinda yapilacaksatislar icin cok onemli ve temel acilimlarin basindagelir. Bu gibi "maya tanitim" ve uluslararasi satisaglari olusturulmasina yordam verecek kisi vekuruluslarin varligi ve calismalari da gozden uzakbulunmuyor. Ornegin, yillardir calismakta olanDanismanlik Kuruluslari, calisma konularini genisleterekyeni konularda da girisimlerde bulunabilirler. Uluslararasi pazarlarda yeni satis ve dagitim aglarininkurulmasindan once de, ilk agizda yapilmasi gerekli"iliski kurmak" atilimlari vardir. Bir dag'in tepesine, bir adimda cikilamayacagiaciktir. "Borc, odemekle; yol, yurumekle biter." Bunakarsilik, maya da, ancak aritilmakla ve surekli olarakcanli tutulmakla yasayacaktir. Maya'nin eldencikmamasini, kok salarak gelismesini saglayacak tekyontem, maya'nin en genis duzeyde yayilmasini vesevilmesini saglamakla elde edilebilir. 19cu yuzyildayapildigi gibi, yalnizca "ilan vererek" alici aramak,kaynaklari cop yiginina atmaktan ileri gidemez. Satisyapmak, maya tanitmakla esit bir duruma gelmistir. "Alici aramak" yontemleri de, ozellikle Ikinci DunyaSavasi sonrasi, kokunden degismis, gelismis bulunuyor. Yeni yontemler, cok ince uygulamalarla: "alicilarin"kimlikleri, adlari, oturduklari yerler, egitimduzeylerinin nitelik ve nicelikleri, gelirlerini bilmekgibi ayrintilara kadar iniyor. Bu gibi uygulamalarla,alicilarin "dusuncelerini okumak," alici kisilerledogrudan baglanti kurmak yolu ile "alicilarin"isteklerini yerine getirmek" ve bu alicilara "yenidusunceler 'salik vermek'" de gunumuz ve gelecektekisatis ve maya tanitim yontemlerinin temelleriniolusturuyor. Mayalarini korumaktan ve kullanmaktan kacinanlar,mayalarindan yeterince yararlanmayan (ya dayararlanamayanlar) gunun kosullarina ayak uyduramayacak;dunyanin gidisine ayak uyduramayanlar da, OmerSeyfettin'in "Diyet" baslikli yazisinda sozu edildigigibi, yalniz buyuk odunler vermekle kalmayacaklar;bagimsizliklarini da, yasama kaynak ve yeteneklerini deelden cikaracaklardir. Butun maya aritici, denetleyici, kullanicigirisimci ve atilimcilara basarilar diliyoruz.