Wednesday, December 21, 2005

H. B. Paksoy: Onsoz

H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK (Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997) Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK kitabinin butun yayin haklari, Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca, H. B. Paksoy adina ABD Kongre Kutuphanesi Copyright kutugune kayitlidir.
01 ONSOZ
"Gok kubbede kalan ancak hos seda'dir" deyimi dogrudur. "Suustune yazi yazmaya" esittir. Dusunceleri bekletmeden duzenliolarak kayitlamak geregi, surekli okumak; okunanlari anlamak veanlatmak aliskanligi kadar onemlidir. Neresinden bakilirsabakilsin, deney ve dusunce yolu ile birikmis bilgiler kagidaaktarilmaz, basilip yayinlanmaz ise, eninde sonunda kaybolupgider. "Yeni Dunya'yi yeniden kesfetmek" gibi, yeni bastandegisik kisilerce durmadan "yaratilmalari" gerekir. Bu da, birtoplum icin, cok yuksek giderli bir kayiptan baska birseydegildir. Bu gorus'un incelenmesi, bu kitabin icindekibildirilerde ele alinmaktadir.
Sozu edilen bildiriler 1982 ile 1992 yillari arasinda kagidadokulmus, bir bolumu de bu sure icinde Asya, Avrupa ve Amerika'dayayinlanmakta olan degisik dergilerde yer almistir. Daha oncebasilmis bildiriler, birbirlerini tamamlayici olmalari bakimindanve icinde yayinlandiklari dergi ve kitaplarin tumunun herkitaplikta bulunmayabilecegi de goz onunde tutularak, bugun'e dekbasilmamis olanlarla biraraya getirilmistir.
Bir toplum: bagimsiz, gudumsuz ve mutlu yasayabilmek icin"nereye gittigini" bilincli olarak gormeli ve anlamalidir. "Birlokma, bir hirka" ve "Kisi kendinden soz etmemeli" deyimlerinin,yeryuzunun degisik yerlerinde yasayan Turk toplumlari icingecerli oldugunu dusunmek guctur. Bir kisi icin, yalnizca yiyecekve giyecek yeterli degildir. Toplumlar da yalnizca yiyecek vegiyecek ile yasamlarini surduremez. Diger butun varliklarinabilgi ve dusunce katmadan yasam surdurmeye kalkan toplumlar kisasurede tutsak edilir; varliklari ellerinden alinir; ortadankaldirilirlar.
Bilgi, Kut verir. Toplum'u, yasam'in gerekleri ve yonuuzerinde dusunmeye alistirir. Gelecek icin gerekli goruslerinyaratilmasina yordam verir. Bundan dolayi, Balasagunlu Yusufdusunce ve deneylerini toplayip Kutadgu Bilig adi ileyazmistir.[1] Bu yuzden (bir gorus'e gore), tarih sozcugu yerine"Kutveren" deyimini kullanmak gerekir.
Eger bir toplum kendi dusuncelerini diger toplumlaraanlatmayacak olursa, bu sessizligi dolayisi ile dunya'da yanlisanlasilacagi ya da hic bilinmeyecegi acik bir gercektir. Buyonden "sessizligi secen toplumun" dunya uzerinde var olupolmadigi da soz konusu olabilir.
"Savas ile kazandiklarimizi baris anlasmasi masasinda geriverdik" gibi bir dusunce, bir aralar (ozellikle 20ci yuzyilbaslarinda) cok kullanilir olmus idi. Bu, "basasagi" birgorustur. Tam tersine, savas diplomasinin bir uzantisidir. Bugercek, uzun yuzyillar boyunca "bilen kisiler" ce gizli tutulmusve gizlice kullanilmistir. Ancak, bu bilgi Ondokuzuncu yuzyilicinde Alman dusunur subay'i Von Clausewitz (1780-1831) ce birkitap icinde toplum'a aktarildi; bilmek, ogrenmek ve kullanmakisteyenlere sunuldu.
"Butun bunlar politika'dir, ben politika ile ugrasmam" diyen kisilerin artmakta oldugu da gorulmekte. Bu gibi kisiler,bu tutumlari ile gundelik sorumluluklarindan kacmaktan baska biris yapmis olmuyorlar. Bu kisilerin anlamaktan kacindiklari temelbir gercek var: "politika yapmadigini soylemek de birpolitika'dir." Dolayisi ile, bu kisiler "gizli" olarak politikayapmaktadirlar. Sessiz durup, is yapmamak da bir secimdir,"politika" dir. Bu tur "bulasmamak" dusuncesinde oldugunu onesuren kisiler, ilerde baslarina gelecekleri bugunden kabul etmis;dolayisi ile yanip-yakilma haklarini bile kaybetmislerdir. "Cozum'e katkida bulunmayanlar, sorunlarin nedenlerine katilmisolurlar."
Bu tutumlari daha iyi anlayabilmek icin, "politika"sozcugunun anlamina da bakilabilir: "anayasaya dayanan yasalaryolu ile yonetim." Oz yonetimlerine katilmayanlarin, boyleliklekendi yonetimlerine katilmamak yolunu sectikleri de ortaya cikar.Boylelikle, kendi yonetimlerine katilmayanlar, oz yonetimlerinigelecekte bilinmeyen ellere ve dusunce akimlarinabirakmaktadirlar. "Politika" nin, kisisel gudumlu yonetiminin(mutlakiyet'in) tam tersi oldugu gozden kacmamalidir.
Bir ulke icinde yer alan "politika" ile, uluslararasi alandasurdurulen "diplomasi" nin arasinda buyuk ayricalik yoktur. "Diplomasi: uluslararasi iliskileri konusma ve anlasma yolu ilebilincli yonetim yontemleri" dir. Dilmacliktir.
Onemli olan, bir ulus ya da (genis anlamda) toplum'un,komsulari ile birlikte bagimsiz, gudumsuz, mutlu yasaminisurdurebilmesidir. Bagimsizlik, gudumsuzluk, ve mutlulukkendiliklerinden bir kisinin ya da toplumun basina gelemez. Toplum olarak ugrasi gerektirirler. Bu ugurda ara sira savas'agirmek te gerekebilir. Bir toplum, disaridan silahli baski ileyonlendirilmeye calisilmis olabilir. Savas, toplumca bilinclisonuclara yonlendirilebilmis ise, cogulcu ve anayasal yonetim'inbir uzantisi da olabilir. Dilmaclik ta, toplum'un bagimsiz vegudumsuz yasamak dileginin uluslararasi konumda acikcaanlatilmasi; bu istegin yerine getirilebilmesinin anlasmalar yoluile saglanmasidr.
Butun bunlar da, bir toplumun kendini ozellikle ilgilendirenkonulari once kendi icinde --yazili olarak-- tartismasinigerektirir. Bir kisinin gorus'lerinin, toplum icinde destekbulup bulmamasi (gorus'un ilk orta'ya suruldugu an'da, ya da dahasonra) en onemli sorun degildir. 11ci yuzyilda yasamis ve anadili Arapca olanlara Turkce ogretmek icin Turk Sozu (Divan Lugatat-Turk) kitabini yazmis olan Turk yazari Kasgarli Mahmut[2], bukonu'ya dokunan su sozleri ornek vermistir:
Alp arig yavritma Ikilac arkasin yaritma.[3]
(Alp kisiyi gucsuz dusurecek is yapma av'ini ardindan yaralama).
Onemli olan, bir toplumun icinde dusunce tartismasininyapici nitelikte ve acikca surup gitmesidir. Bu tartisma'ninkoksuz ve kaynaksiz olmamasi gerektigini Kasgarli Mahmut birdortluk ile dile getirir:
Erdi oza erenler Erdem begi bilig tag Aydi ukus ogutler Konlum bolur anar sag.[4]
(Eski gunlerde erdemli kisiler daglar gibi erdemli sozler soylemislerdi, ogutler vermislerdi. Onlari anmak yuregi aklastirir).
Bu yoldan, bir toplum icin en yararli dusunceler toplumcasecilecektir:
Erdem dile ogreniben bolma kuvaz Erdemsizin ogunse anmaguda anar.[5]
(Bilgi'yi gurur ile tepme; ara ve ogren. Bilgisiz kisi erdemli oldugunu one surerse, sinandiginda ozur'u ortaya cikar).
Bilgi'nin getirdikleri gerekler toplumca yururluge konacak,uygulamalarina gecilecektir:
Bilga erig adgu tutup sozin esit Erdemni ogreniban iska sur-a.[6]
(Bilge kisi'yi onurlandir, sozune kulak ver; ozelliklerini ve tutumunu ogren, ogrendiklerini uygulamaya koy).
Her kisi'nin sozleri, bilge sozleri degildir:
Bulqak ukus bolsa kacan bilgin yiter Yansaq talim sayrap ani tamgak katar.[7]
(Toplum icinde bozucular olursa, aklin dogru yoldan sasar; bos soz olan yerde, agiz kurumasinda ote'ye is olmaz).
Bu tur kisiler, toplumca da gorulur, ayirdedilir:
Yilan kendu egrisin bilmez Deve boynun egri der.[8]
Toplum'a, kendi islerini surekli olarak ele almayipsonuclandirmadikca, durup dinlenmek yarasmaz:
Tagur mening savimmi bilgalaka ay Tinur kali atitsa kisrak sani tay.[9]
(Sozumu yinele, bilgelere soyle: kisrak, ancak kendi tay'i yetiskin atlar arasina karistiginda dinlenebilir).
Kasgarli Mahmut'un ogutleri ve uyarilari yalniz bir kusak icinde├čil, gelecek butun kusaklar icin gecerlidir:
Oglum ogut algil Bilgisizlik kiter Talqan kimning bolsa Anar bakmas kiter.[10]
(Oglum, ogudumu dinle, bilgisizlikten kurtul; as'i olan o'na pekmez katar; buna benzer, akilli olan, ogut dinler ve zenginlestirir).
Bu orneklerde de goruldugu gibi, Turk tarihinin en onemlikaynaklarindan biri olan Turk Sozu (DLT) kitabinin okunmasigerekli olanlar arasinda gormek gerekir. Soylediklerini toplumunaaktarmak icin durmadan yinelemek zorunda kalan her dusunur gibi,Kasgarli Mahmut'un da belki bir ara sabri tasmistir. Bir soz'eornek verirken, aciklamasini asagidaki dortluk ile yapmistir:
Opkem kelip ugradim Arslanlayu Kukredim Alplar basin togradim Imdi meni kim tutar?[11]
(Ofkem geldi basima vurdu, arslan gibi kukredim; Yigitlerinbasini dogradim, simdi beni kim tutar?).
EK: Bu bilgisayarli yayin dizesinde, 16ci sirada yer alan "MAYA, T.A.S." bildirisi[Rotary Dergisi (Izmir) Eylul-Ekim, 1995]bu kitabin basili duzeni iceriginde degildir. Ancak, yazi'ninsunus'unda da belirtilen nedenlerle, buraya alinmasinin uygunolacagi dusundum.
KAYNAKLAR:
[1] Asagidaki yazilarda kaynak olarak kullanilmis, atif yapilmisve basim yerleri gosterilmistir.
[2] Kasgarli Mahmut, Diwan Lugat at-Turk (DLT) kitabininyazaridir. Kasgarli Mahmut'un yasami ile ilgili en yeni arastirmaicin, bak: Kahar Barat, "Discovery of History: The Burial Site ofKashgarli Mahmut," H. B. Paksoy, Editor, Central Asia Reader:Rediscovery of History (New York, 1994); Cf. AACAR Bulletin (ofthe Association for the Advancement of Central Asian Research)Vol. II, No. 3 (Fall 1989). DLT un bilinen tek el yazmasi Istanbul Millet Kutuphanesi(Ali Emiri, Arabi), No. 4189 da kayitlidir. Diwan Lugat at-Turk'un ilk kez 1917 yilinda Istanbul'da bulunmasi ve ilgiliolaylar icin, bak M. Sakir Ulkutasir, Kasgarli Mahmut (Istanbul,1946). DLT un ilk basim'i Istanbul'da, 1917-1919 yillariarasinda Kilisli Rifat [Bilge] tarafindan yapilmistir. Ilk TCyayini: B. Atalay, Divanu Lugat-it-Turk (Ankara, 1939-1941). IlkIngilizce cevirisi: R. Dankoff with J. Kelly, Compendium ofTurkic Dialects (Cambridge: Mass, 1982-1985).
[3] DLT Sayfa 82.
[4] DLT, Sayfa 56.
[5] DLT, Sayfa 130.
[6] DLT, Sayfa 216.
[7] DLT, Sayfa 235.
[8] DLT, Sayfa 75.
[9] DLT, Sayfa 112.
[10] DLT, Sayfa 221.
[11] DLT, Sayfa 74.