Wednesday, December 21, 2005

H. B. Paksoy: Turk Ordusunda Mizah

H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK (Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997) Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK kitabinin butun yayin haklari, Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca, H. B. Paksoy adina ABD Kongre Kutuphanesi Copyright kutugune kayitlidir.
09 TURK ORDUSUNDA MIZAH
Askerlik yapmis her erkegin, bu konu'da saatlerleanlatabilecekleri vardir. Nedense, bu anilarin yuklu bir bolumumizahi nitelikte olmakla birlikte, bastan gecen gulunc olaylar veyapilan nukteler kagida aktarilmaz.[1]
Gencler, "asker ocaginda" hayat hakkinda cok sey ogrenirler.Ancak, sila'ya yazilan mektuplari okuyabilsek, askerin gunlukyasami ile yazdiklari arasinda bir iliski olmadigini kaydederiz.Yazan, buyuklerin ellerinden, kucuklerin gozlerinden oper. Sirakendine geldiginde, yalnizca "iyi" oldugunu soyler. "Allahdevlete millete zeval vermesin" diyerek sonunu baglar. Belki budeyis, aci-tatli, basindan gecen herseyin ozetidir.
Her kural'in tepesine dikilen istisnalar burada da karsimizacikar. Bunlarin basinda, Omer Seyfettin'i[2] anabiliriz. Ancak,"Borazan Bekir" i de Seyfettin'in kendi kaleminden degil, onceSeyfettin'in anlatisi ile Ibrahim Alaattin Govsa'dan[3], dahasonra da, Tahir Alangu'nun aktarmasi ile okuyabiliyoruz.[4]Ayrica, eski Turk komutanlarindan Timur ile Nasreddin Hocaarasinda gectigi soylenenler de basli-basina bir konudur.[5]
Mizah, askeri uzmanlik ayirimlari gozetmeden gelisir. Guldurucudurumlarda Muhabere ile Personel, Ordonat ile Levazim arasindakidem ya da sira ayriligi yoktur. Ancak, ara-sira her askerisinifin kendine ozgu, gorevi ile dogrudan ilintili sakalarivardir. Topcu bunlardan biridir. Gozetlemeli topcu atislarininbasladigi gunlerde yapilan egitim anlatilir. Bu egitimler belkide Fatih Sultan Mehmed'in gunlerinde, 15ci yuzyilda baslamistir.
Onbasi, Cavus'un geldigini gorur:
-- Has dur! Selam Dur!
Top Cavusu, gelenek geregince top basindakileri selamlar:
-- Nasilsin Topcu!?
Erler, agiz birligi ile selam alirlar:
-- Sagol, Agam!!!
-- Gevse!
Egitim baslayacaktir, Cavus komut verir:
-- Bir corba tasi barut hakki!
Topcu erlerinden biri barutu yaglanmis namludan iceri bosaltir.Pacavra basilir, gulle yerlestirilir.
-- Mesafe; hak getire!
Topcu erleri karsilik verirler:
-- Allah rast getire!!!
Cavus:
-- Cakmaaaak!
Kav cakilir, ates alir, fitil'e verilir. Cavus ekler:
-- Alaaf!
Top patlar. Cavus, ileriye gozcu olarak dikilmis er'e dogru vargucu ile bagirir:
-- Memeeet, nereye dustuuu?!!
Gulleyi gozleri ile izlemis olan Mehmet, uzaktan karsilik verir:
-- Iki evlek[6] saga gitti komutaniiiim!!
Cavus, top basindakilere seslenir:
-- Ahmet, dar bezen'i[7] al iki parmak beriye. Azrail'i denkettik, bu Balyemez[8] halteder. Bastan. Bir corba tasi baruthakki!....
Piyade, Topcudan asagi kalmaz. Cok anlatilan bir hikayelerivardir. Boluk komutani, birliginin erlerinin enselerinde gunlerceboza pisirir, herbirine makinali tufegi sokup-takmayi belletir.Erler, artik gece ruyalarinda bile egitim yapmaktadirlar. Alaykomutani ansizin denetlemeye gelir. Verilen tekmili alir,dizilmis siralardan bir er'i cagirir. Makinali tufegi isaretleemreder:
-- Sok! Takarken her parcanin adini tek-tek soyle!
Er, buyuk bir hiz ile makinali tufegi vidalarina kadar parcalar.Aldigi emir geregince, bagira-bagira, talimname uyarinca duzenleyeniden kurmaya baslar:
-- Sahba! Kondak! Tatik! Carcur! Nomli!
Kurulma bitmek uzeredir. Son parcaya elini atar:
-- Alafortanfoni!
Alay komutani hic duymadigi bir makinali tufek parcasi ilekarsilastigi icin sasirmistir:
-- Ne dedin?!
-- Alafortanfoni dedum gomitanim!
Alay komutani kendini toplar:
-- Aferin boluk komutanina! Yalniz Turkcelerini degil, sizeparcalarin Frenkcelerini de belletmis!
Namlunun ucundaki "Alev Orten Huni" boylece bilinmezliktenkurtulmus olur.
Degisik askeri sinif mensuplari birbirlerine takilmadan daedemezler. Piyade erleri sakaciktan Topcu'ya ates acar, agizlariile makinali tufek sesi cikarirlar:
-- Bababababa!
Topcu, ayni yoldan karsi ates acar:
-- Nevarog-lummmm! Geliyo-rummm!
Butun Tugay ve Tumenlerin birer bando'lari vardir. Gorevleri,bayram ve torenlerde resmigecitler icin mars calmaktir. Ara siraazizlige ugradiklari da olur. Olaganustu bir durumda, bir Tugaybandosunun elinden muzik aletleri alinir, muhimmat tasimayagonderilirler. Bir cephanelikten top mermilerini tek-tek alip,bekleyen tasitlara yukleyeceklerdir. Ulastirmacilar, yakindakibir zirhli birlikten gelmistir. Baslarinda Tankci subay vardir.Subay, bandocularin basinda durup yuklemeyi duzenlemesi icinyaninda bir de Tankci Cavus getirmistir. Tasima baslar. 155 mmlik, koruyucu kiliflari icindeki buyuk capli mermiler elden-elecephanelikten kamyonlara gonderilmektedir. Merminin eziciagirligi altinda, bando erlerinden biri bir an icin tokezleyecekolur. Tankci Cavus olayi gorur, ve uyarir:
-- Dikkatli olun!
Mermiyi isaret edip, ekler:
-- Bu "Do Majordur" Ha!!
Saka yapmak, ille de konusmayi gerektirmez. Bir boluk, yillikNATO tatbikatlari sirasinda cadirli ordugah'a cikmistir. Egitimgeceleri de surdurulmektedir. Haftalarca gazete bile gormeyenBoluk Komutani, kendi parasi ile bir pilli radyo satin alir. Buyoldan, dunyada olup biten olaylardan bilgi almak ister. Olanakbuldukca, radyo basinda butun boluk toplanip haberler dinlenilir.Ustunde egitim yaptiklari alan toz-toprak icindedir. BolukKomutani, radyo'yu sert dogal etkenlerden hic olmazsa bir yerekadar koruyabilmek icin, boluk terzisine kilif diktirir.Cevredeki butun hersey gibi, radyonun kilifinin rengi askeri"kamuflaj" yesilidir.
Birkac gun icinde, radyonun sahibi Boluk Komutani, pillerinsuresinden cok once tukendiginin farkina varir. Dag basinda pilbulmak cok guctur. Boluk Komutani, egitim icin bolugu ilebirlikte ordugah'tan ayrildiginda, geride kalan asci, yazici vesihhiye erlerinin surekli olarak muzik dinleyip pilleribitirdikleri kanisindadir. Karargahta kalan erleri toplayiponlari suclayip haslayacak yerde, radyo'yu dogruca terzi'yegoturur. Kilifin koselerine, radyo'nun "omuzlari" uzerine,Astegmen apoletleri ve rutbesi taktirir. Yeni alinan pillerinomurleri derhal uzar.
1919-1920 yillari arasinda yer alan Kurtulus Savasi sirasinda,Suvari Mufrezelerinden biri aziksiz kalmistir. Komutanlari,cevredeki baglardan birinden uzum bulur. Senet karsiliginda satinalip, erlerine dagitir. Acliktan, erlerden biri salkimi oldugugibi agzina sokar. Tulum cikartir gibi sapindan cekip tumunusiyirir. Ikinci bir er bunu izler, ve seslenir:
-- Teker-teker yenir!
Cignemesini bitiren arkadasindan karsilik alir:
-- O dedigin armuttur!
Ikinci er'in saskinligi artar. Dusunup cevap verir:
-- Dorde bolerler de yerler!
Agzi bosaldiginda, birinci er yapistirir:
-- O dedigin karpuzdur!
Subay da, er de bilir ki, "her fasulye tanesi bir musiki nagmesi"dir. "Makineli tufek gibidir mubarek."
Bir egitim alaninda, Komutanin gozune talimnameye uymayanhareketler ilisir. Emir verir, bolugu durdurur. Yaklasip cikisir:
-- Ne bu boyle?!!
Boluk'ten ses cikmaz. Neye ugradiklarini sasirmislardir.Komutanin gozunun icine bakarlar. Komutan sessizligi bozar:
-- Efem gazetesi gibi yuruyorsunuz?!
Efem, cevre kasabalardan birinde yayinlanan yoresel birgazetedir. Her hafta, butun boluk tarafindan okunmaktadir.Matbaasinin eskiliginden, hic bir zaman duzgun sayfa basamaz,satirlari egri-bugrudur.
Sivillikten askerlige gecisin ilk gunleri pek kolay olmaz. Acemiaskerlere de, Yedek Subay Okulu ogrencilerine de, her sey garipgelir. Ozellikle, "komut alip-vermek." Komutlar genellikle ikibolumdur: ita ve ifa. "Ita" kismi, yapilacak isi, birliktehareketi saglamak icin, onceden haber verir. "Ifa" ise, oncedenhaber verilen isin birlikte yapilmasi aninin geldigini anlatir."Sungu takilacaaak!" ita'dir. Ardindan "--Tak!" gelir ki, o andatoplu olarak itaat edilir. "Tufek asilacaaak!" ardindan "--As!" Kisa surede, acemi asker butun dunyanin iki kisimli komutlarlayonetildigine inanir. Hayali komutlar icadedilir: "Yemekyenileceeek!" "--Ye!" "Okunacaaak!" "--Oku!" Gunluk egitimbittikten sonra birbirlerine bu yonde emir verirler:"Konusulacaaak!" "--Konus!" Gulusulur. Ardindan, tam anlami ilegercek otesi komutlar yaratilir:
-- "Uyunacaaak!" "--Horrrr!"
Anlasilan, cok iyi bilinen bir aninin gercek olabilecegidir:
-- "Boluk dur!"
Boluk, emir geregince, "bir-ki" sayarak "rap" diye durur. Ancak,Kandirali er, emir'e kulak asmaz. Duracak olan "Boluk" tur,dolayisi ile Kandirali yurumeye devam eder. Bunu goren BolukKomutani, ikinci bir komut verme geregini duyar:
-- "Kandirali, sen de dur!"
Degisik nedenlerle, bazi kisiler askere gitmekte geckalmislardir. Kirk-bes yasindaki bir Genel Mudur'un, yirmi-ikiyasindaki cicegi burnunda yuksek okul mezunu silah arkadaslariarasinda egitime cikmasi olagandir. Genel Mudur, bir haftaoncesine kadar emrinde binlerce kisi calistirmis, sekreter vemakam arabasinin surucusunden buyuk saygi gormus olabilir. Simdi,askerlik suresince, her-sey geride kalmistir. Ilk gunlerde sayinGenel Mudur'un cok sabirli olmasi gerekir. Takim arkadaslarisorarlar:
-- Oglun var mi?
-- Var.
-- Getirseydin ya birlikte. Ne guzel ailece askerlik yapardiniz.
Oglu yasindaki Astegmen, Genel Mudur'un takiminin egitiminigeregince baslatir:
-- Yat!! Alcak surun!!
Genel Mudur, makam koltuguna otururken yaptigi gibi, burusmamasive dizinin cikmamasi icin, pantalonunu yukari ceker. Emri coktanifa etmis olan manga arkadaslarindan biri bunu gorur:
-- Besmele cekmeyi unuttun, agam!
Altin kalbini, yapmacik sertlik ile ortmeye calisan bir TaburKomutani Yarbay vardir. Cebinde para olmadigi halde, borc alip,darda kalanlara yardimi gorev bilen, severek ve isteyerek yapanbir subay. Her sabah saat bes'te, birliginden bir arac gelipYarbay'i evinden alir; Tabur'a goturur. Son yil icinde Yarbay'iher sabah evinden alan surucunun gunu dolar, terhis olur. TaburKarargah Boluk Komutani, yeni bir Onbasi'yi bu is ilegorevlendirir. Kulagini da buker:
-- Komutan'in el hareketlerine dikkat et. Cogu zaman agziniacmaz, nereye donmen gerektigini sana isaretle emreder. Eli ilenereyi gosterirse, aracini o yone surersin.
-- Anladim Yuzbasim!
Yeni surucunun goreve basladigi sabah, Yarbay'in aklini agir birkonu kurcalamaktadir. Sanki bir kisi ile kavga etmektedir. Kendikendine soylenirken, el-kol hareketleri yapmaktadir. Yeni Onbasi,Yuzbasisinin uyarisinca, Yarbay'in her el hareketinde bir kosedoner. Bir sure sonra, sehrin bicimsiz bir caddesinde yoltikanir, dururlar. Komutan tek soz etmeden iner, kalabaligakarisir.
Onbasi donmustur. Aracini kaldirima cikarir, Harp Divanindakendini nasil savunacagini kara-kara dusunmeye baslayarak bekler.Komutan birkac dakika sonra doner, Onbasinin titreyerek verdigiselami alarak yerine gecer, oturur. Yari yorum, yari emir,gurler:
-- Cabuk Tabura don. Burasi basibozuk[9] dolu.
Ne var ki, bastan gecen butun gulunc olaylar yazilacak gibidegildir. Komandolarin ve Denizcilerin sakalari, yeni terfi edenAstsubaylarini yepyeni merasim uniformalari icinde deniz'e atmakgibi, pek sert olur. Digerleri, anlasilmalari icin ozel bilgiister. Havacilarin hikayelerinin cogunlugu bu turdedir.Ulastirmacilar kendilerine ozgu deyimler yaratmislardir. SurucuOnbasi "motoru bozdum" derse, bilin ki bagirsaklari bozulmustur.Levazim Cavus "arazi'ye uydu" dediginde, bir madde'nin gecici, yada temelli olarak kayboldugunu dile getirir. Digerleri de hicyazi'ya gelmez. Bir zamanlar, bir Bascavus'un bir beygirivarmis....
Kaynaklar:
[1] Ornegin, bak 50 Yilin Turk Mizah ve Karikaturu. Derleyenler:Semih Balcioglu-Ferit Ongoren. (Istanbul: Is Bankasi KulturYayinlari No. 125, 1973) Ikinci Baski. Ek olarak, Paris'teFrancois Georgeon tarafindan hazirlanip Centre CulturelleAnatolie de acilan "Bogaz'dan Gulumseyisler: 19. Yuzyilin ikinciyarisi ve 20. Yuzyil baslari Turk Mizah Basini ve KarikaturleriSergisi." (Cumhuriyet 26 Kasim 1987).
[2] Bak H. B. Paksoy, "Nationality and Religion: ThreeObservations From Omer Seyfettin" Central Asian Survey Vol. 3,No. 3 (1984).
[3] "Kivilcim" Akbaba Mecmuasi, 2 Nisan 1339 (1923).
[4] Tahir Alangu Omer Seyfettin (Istanbul, 1968).
[5] Bak, H. B. Paksoy, "Elements of Humor in Central Asia: TheExample of the Journal Molla Nasreddin in Azerbaijan" Turkestan:als historischer Faktor und politische Idee (Baymirza HayitFestschrift), Erling von Mende (ed.) (Koln, 1988).
[6] Osmanli devrinde, kirlik yorelerde kullanilan bir alanolcusu.
[7] Dar bezen, top altindaki kizaklardan birine verilen addir.
[8] Osmanli ordusunda bir tur top adi.
[9] Osmanli devrinde ozellikle savas alanina gelen gonullulereverilen ad. "Basibozuklar" ordu birliklerine karistirilmaz, tamanlami ile ayri tutulurlardi.