Wednesday, December 21, 2005

H. B. Paksoy: Vakifli Turk Tarihi Kursusu

H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK (Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997) Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK kitabinin butun yayin haklari, Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca, H. B. Paksoy adina ABD Kongre Kutuphanesi Copyright kutugune kayitlidir.
Asagidaki Belgeleme Yazisi, ABD de kurulmasi ongorulen VAKIFLITURK TARIHI KURSUSU calismalarini desteklemek amaci ile, ABD'ninileri gelen arastirma universitelerinde gorev yapmakta olan birogretim uyesince 1990 yilinin Mayis ayinda yazilmistir. BuBelgeleme Yazisinin Ikinci ve Ucuncu Bolumleri 1990 yili Eylul ve 1991 yili Mayis aylarinda kaleme alinarak dagitilmistir.
03 VAKIFLI TURK TARIHI KURSUSU ONERISI
GENEL KONUM
ABD de 1636-1965 yillari arasinda kurulmus 3000 in uzerindeuniversite olup, yaslari 354 ile 25 yil arasinda degisen buyuksek ogrenim kurumlarinda gunumuzde yedi yuz bin'den artikdaimi kadrolu ogretim uyesi, 13 milyon'un ustunde ogrenciokutmaktadir. Bunlarin bes yuz bin'i, dunyanin 65 degisikulkesinden gelmis yabanci ogrencidir. Bu yil, bir universitedebir yillik egitim, universitesine gore, 3500 ile 25000 dolararasinda odemeyi (tuition) gerektirir. "Parasiz" universiteyoktur. Buna karsilik, bir ogrencinin sinavlarda gosterdigibasari ve diger yeteneklerine gore "burs" alma olanagi varsa da,bu "burs" genellikle bir ogrencinin butun giderlerinikarsilayamaz.
ABD de, silahli kuvvetlerle ilgili ogrenim kuruluslari disinda,Federal hukumetce kurulmus universite yoktur. Universiteler kanunonunde ya "ozel," ya da "devlet" tuzel kisiliklerine sahiptir.Burada adi gecen "devlet," Amerika Birlesik Devletlerini,dolayisi ile "Federasyon" u olusturan, elli "eyalet devleti" ninher biridir. Her iki tur universite, kanuni gerekler nedeni ile,"kar etmeyen anonim sirket" olarak kurulmustur ve "sermayedar"lari yoktur. "Devlet" universiteleri de, "ozel" universiteler deic islerinde tam olarak ozerktir. Secim ile is basina getirilen"yonetim kurullari" ve "mutevelli heyetleri" yolu ile denetlenir,yonetilirler. Ornegin, New York Eyaletinde, "eyalet hukumetince"kurulmus 97, ozel kisi ya da kurumlarca kurulmus 236 yuksekogretim kurulus'u vardir. New York'taki toplam 333 universitede27 bin'e yakin ogretim uyesi gorev yapar, 992 bin ogrenci okur.Bunyelerinde, Atom bombasinin ilk gelistirilmesinden, Arapsiirinin temel ilkelerini belgeleyen kitaplarin yazilmasina nedenolan arastirmalara kadar degisik konularda bilimsel calismalaryapilir.
Eyalet hukumetleri, eyalette oturanlardan aldiklari vergiler yoluile eyalet universitelerinin butcelerine katki'da bulunurlar,ogrencilerin odedigi "kayit tutarlari" boylelikle belirli birorantida alcak duzeyde tutulur. Amac, eyalet ve Federal devletekonomisi ve politikasinin egitilmis bir toplum yolu ileyonetilmesi ve dengelenmesidir. Eyalet liselerinden mezunolanlara, eyalet universitelerine giriste oncelik taninir. Ancak,bu durum, ogrencilerin mezun olmaya "hak" kazandiklari anlaminagelmez. Bu gibi vergi yardimi gormediklerinden, "Ozel"universitelerin bir yillik kayit tutarlari devletuniversitelerinden her zaman daha yuksektir. Cunku, butce"gelirlerinin" buyuk bir bolumunu bu yoldan saglarlar. Bunakarsilik, ozel universiteler ogrencilerini daha ince elektengecirerek secip alirlar. Eger bir Ozel universite mali yondenzorluga duserse, kanuni acidan, sinirlari icinde bulundugu eyaletdevleti ozel universiteye herhangi bir katkida bulunmak zorundadegildir. Federal hukumet Temsilciler Meclisi (US Congress),belirli konularda arastirma yapmalarini saglamak amaci ile, ozelve devlet universitelerine "sozlesme" yolu ile arastirma fon'laritahsis edebilir. Bu sozlesmeler cogunlukla universiteler arasinda"yarisma" acilmasini gerektirir.
ABD nin her universitesinde her dalda ogrenim yapmak mumkundegildir. Adi gecen uc bin uzerindeki universitenin %80nindencogu yalniz temel lisans (Liberal Arts) egitimi yapar, ilgilidiploma verir. Avukat ya da tip doktoru olmak isteyenler, dortyillik temel egitim diplomasi aldiktan sonra gene bir sinavagirip, eger kazanirlarsa, bu konularda uc (hukuk) ile alti yil(tip) daha mesleki universite egitimi gormek zorundadirlar.Dallarinda diploma aldiktan sonra staj yapar, mesleki yeterliliksinavini da verebilirlerse yazihane ve muayenehane acarakcalismaya baslarlar. Diger konularda yuksek lisans, ya da doktorayapmak isteyenler, lisans diplomalarini aldiktan sonra,"arastirma universitelerine" (Research University) giderler. Bu"arastirma universiteleri" nin sayisi 100 kadardir, ogrencilerinicok buyuk bir titizlikle secerler. Bu kuruluslarda, lisans ogretimi de yapilir, ancak lisans ustu arastirmaya ve yayinlarabuyuk onem verilir. Kutuphanelerinde iki ile on milyon cilt kitapbulunur. Bu 100 universitenin ancak 40 kadari ABD'nin "en iyiarastirma universite" si olarak gorulur, uluslararasi un'lerivardir. Ortalama olarak, yarisi ozel, diger yarisi da devlettuzel kisiligine sahiptirler. Her birinin yillik butceleri bir-ucmilyar dolar arasinda olup, 12-60 bin arasinda ogrencileri, 3-5bin arasinda ogretim uyeleri vardir. Her bilim dalinda toplumakatki'da bulunurlar. Ornegin, Wisconsin universitesiarastirmacilari ve ogretim uyeleri, D vitaminini ve IssizlikSigortasini gelistirmislerdir. Doktora yapmakta olan arastirmaogrencilerine, eger yetenekli gorulurlerse, "tam burs"(scholarship) ya da yillik "para destegi" (fellowship) verilir.
Temel Lisans egitimi yapan universitelerin de, kendi aralarindabelirli bir siralamalari vardir. 60 kadari "en iyi" olarakbilinirler.
UNIVERSITE VAKIFLARI
"Devlet" ve "Ozel" universiteleri bunyesinde birer de vakifbulunur. Yukarda sozu edilen 40 ileri gelen arastirmauniversitesinin her birinin birer genel vakf'i vardir. Buvakiflarin ana sermayeleri, universitenin yeteneklericercevesinde bugun 300 milyon ile 4 milyar dolar arasindatutarlara varmistir. Bu ana para'nin yillik gelirleri de degisikbilim dallarindaki kursulerin, arastirma merkezlerinin veburslarin giderlerini karsilar.
Ek olarak, ozel ve tuzel kisiler, belirli amaclarla arastirmauniversitelerine bagista bulunup, vakifli kursu ya da vakifliarastirma merkezi kurulmasini saglarlar. Bu nedenle universiteyebagislanan tutar, universite vakfi'na eklenir, geliri de yalnizongorulen neden icin harcanir. Cogunlukla, bu tur bagislar topluolarak bir odemede yapilir, ortalama tutarlari bir kursu icin 2(iki) milyon, bir arastirma merkezi icin de 20 milyon dolararasinda degisir. Bagis yolu ile kurulan "Kursu" ya da "ArastirmaMerkez" i, bagis'i yapan kisi ya da kurulusun adi ile bilinir,anilir ve taninir. Bu tur vakiflar, en kucuk universitelerde bile bulunur.
ARASTIRMA MERKEZLERI
Arastirma universitelerinde, degisik konularda toplu vederinlemesine arastirma yapmak icin "arastirma merkez" lerikurulmustur. Bu "arastirma merkez" leri genellikle bir "idari"kurulus'tur. Ornegin, bir "Bilgisayar Arastirmalari Merkezi"bunyesinde: Matematik, muhendislik, mantik, fizik, kimya,astronomi vb bolumlerinde gorevli ogretim uyeleri calisir.Maaslarini, dogrudan bagli bulunduklari matematik, fizik gibi"Ana Bilim Bolumlerinden" alirlar. Ogretim uyelerinin "BilgisayarArastirmalari Merkezi" bunyesinde kendi istekleri ile bir arayagelmelerine neden, karsilikli dusunce alis-verisinde bulunmak,birbirlerinin bilimsel yeteneklerinden yararlanmaktir. Amac, yeniyetenekli bilgisayarlarin gelistirilmesi, kullanimininarttirilmasi, kolaylastirilmasi ve bu yonde ortaya cikan bilimselengellere cozum yolu bulunmasidir. Ogretim uyeleri derslerini hemkendi bolumlerinde, hem de "Bilgisayar Arastirmalari Merkezi"bunyesinde verirler. Boylelikle, ornegin bir kimya ogrencisi,"Bilgisayar Arastirmalari Merkezi" arastirma seminerlerinekatilarak, bilgisayarlarin kendi ogrenim dalinda ne gibi islerdekullanilacagini yakindan ogrenir. Ilerde bu konularda ne gibigelismelerin yer alacagini gorur. Diger bilim dallarindakarsilasilan sorunlar ve cozumleri uzerine bilgisi olur, kendibilim dalindaki sorunlarla karsilastirarak yeni cozumler bulmayolunda adimlar atar.
Arastirma Merkez'lerinin onemli bir gorev'i de, bunyelerindeyapilan calismalarin yayinlanmasini ve genis olcude dagitilmasinisaglamaktir.
ORTA DOGU ARASTIRMALARI MERKEZLERI
Ikinci dunya savasi bittikten sonra, ABD universitelerinde OrtaDogu Arastirmalari Merkezleri (ODAM) kurulmaya baslandi. Dolayisiile, en eskisi 40 yasindadir. 1945 oncesi tek-tuk Turkiye ileilgili olarak calisma yapan ogretim uyeleri var idiyse de, bunlar"Incil Arastirmalari" bolumlerinde gorevli idiler vearastirmalari kisisel "entellektuel merak" tan oteye gitmemistir.Gunumuzde yukarda sozu edilen "buyuk arastirma universite"lerinin 19unda irili-ufakli Orta Dogu Arastirmalari Merkezlerivardir. En yenisi bes yil once kurulmustur. En buyugunde 25, enkucugunde 3 kisilik kadro vardir.
Orta Dogu Arastirmalari Merkezleri kapsamina su bilim dallarigirer: tarih, dil bilimleri (gunumuzdeki "onem basamaklari" veogrenci sayilarinin cogunlugu sirasi ile: Arapca, Farsca,Ibranice, Osmanlica/Turkce), edebiyat, din bilimleri (Islamiyet,Yahudilik, Araplar arasindaki Hristiyanlik), siyasal bilimler,antropoloji, sosyoloji, sanat tarihi, ekonomi, cografya. Bunlarinher biri, bir "ana bilim" dali olup, kendi "bolum" lerindeogretilirler. Diger arastirma merkezleri gibi, ODAM lar idarikurulustur. Kendi butcelerini arastirma seminerleri ve bilimseltoplantilar icin harcarlar. 1970lerden bu yana, ODAM larin buyukbir cogunlugu, Arap-Israil iliskilerini oncelikle ele alipincelemektedirler. Ikinci sirada gelen de Iran ve iliskilikonulardir. Dolayisi ile, gunumuzde, ogretim uyelerininagirligini, adi gecen ulkelerde dogmus ve doktoralarini ABD deyapmis kisiler olusturur.
ORTA DOGU BILIMLERI BOLUMLERI
ODAM lar, diger Arastirma Merkezleri gibi, yalniz "idari" ve"koordinasyon" kuruluslari olduklarindan, konu ve bolge ileilgili dersler ODAM larda degil, "Orta Dogu BilimleriBolumlerinde" (ODBB) ogretilir. Universitesine gore, bu bolumleregenellikle "Department of Near East Languages and Literatures"veya "Near Eastern Studies Department" adlari verilir. Cogunlugu,Ikinci Dunya Savasi oncesi "Incil Calismalari Bolumu" (BiblicalStudies) olarak gorev yapmakta idi. Savas sonrasi, adlaridegistirilmeye baslandi. Bununla birlikte, "Judaic and NearEastern" (Ibrani ve Orta Dogu) bolumleri de onemli sayidadir.Yukarida sozu edilen butun buyuk arastirma universitelerinde,hangi ad ile olursa olsun, bir ODBB vardir.
ODBB lerinde, Turklerle ilgili calismalarin basinda "Osmanlica"dili uzerinde durulur. "Osmanli Devleti" uzerine de seminerlerduzenlerler ve toplantilar yapilir. Cunku, gunumuz Orta Dogudevletlerinin resmi kayitlarinin ve kanun kaynaklarinin buyuk birbolumu Osmanlica'dir. Israil, Arap devletlerinin kanunlari, resmikayit ve defterleri genellikle 1600-1920 yillari arasindaOsmanlilarca yazilmis, tutulmustur. (Yunan, Yugoslav ve Bulgardevletlerinde de benzer sorunlar vardir). ODAM larda, BasbakanlikArsivinde tarih arastirmalari yapmak icin Turkiye'ye gidecekogrencilerin zorluk cekmemeleri icin, gunumuz Turkce'si deogretilir. Ustelik, Osmanlica ogrenebilmek icin, Turkce bilmeningeregi kabul edilmistir.
Son yirmi yildir, TC Milli Egitim ve Disisleri Bakanliklari, ABDuniversiteleri ODBB lerine Turkce ogretmeleri amaci ile, dolarolarak yillik katkida-bagista bulunmaktadirlar. Sayilari oncivarinda olan bu ODBB ler ve bagli olduklari universiteler,genellikle bu mali yardim'i almadiklari takdirde, Turkce dersleriveremeyeceklerini belirtirler. Ancak, herhangi bir ODBB unun "tamtesekkullu" sayilabilmesi icin, Turkce derslerini de egitimcizelgesine eklemek zorundadir. Bu nedenle, TC bakanliklarininODBB lere yaptigi yillik dolar bagislarinin, diger ulkelere TCtarafindan yapilan bir "DIS YARDIM" oldugunu goz onunde tutmakgerekir.
Herhangi bir konuda doktora, Arastirma Merkezlerinde degil, anabilim bolumlerinde yapilir. Dolayisi ile, Orta Dogu ile ilgiliherhangi bir konu'da arastirma ya da doktora yapmak isteyen birogrenci genellikle ODBB ye basvurmak zorundadir. Basvuranogrencinin doktora yapabilmesi icin de, ODBB de orencininkonu'suna ilgi gosteren, konu uzerinde bilgili "daimi kadroluogretim uyesi" olmasi zorunludur. Yoksa, ogrenci istedigi konuuzerinde doktora yapamaz, "daimi kadrolu ogretim uyesi" nin ilgiduydugu, uzmani oldugu konu'ya kaymasi gerekir. Gunumuzde,ODBBler icinde gorev yapan ogretim uyelerinin uzmanlikkonularinin basinda oncelikle Arap-Israil iliskileri buyuk yertutmaktadir. Ardindan gelen ise Iran ile ilgili konulardir.Turklerle ve Turkiye ile ilgili konular ise genellikle birogretim uyesinin "ikinci konusu" dur. Ornegin, birinci konusuArap edebiyati olan bir ogretim uyesi, ikinci derecede Turkedebiyati dersleri de verir; "Turkce ile de ugrastigini" bilimseltoplantilarda soyleyebilir.
ODBB de genellikle yalniz dil-edebiyat, din ve bunlarinaralarindaki iliskiler ele alinir. Bundan dolayi, ODBB lerincalismalari sinirlidir. Tarih, siyasal bilimler, antropoloji,sosyoloji ODBB de degil, ancak kendi ana bolumlerinde ogretilir.Dolayisi ile, Turklerle, Turkiye ile ilgili antropolojikarastirmalar antropoloji bolumunde yapilir. Siyasal bilimlerbolumunde gorevli ogretim uyeleri bu antropolojik arastirmadanhaberdar olmayabilirler. Gene bu yonde, Tarih bolumunde, eger varise, Turklerle ilgili dersler da Osmanli devri cercevesindedir.Tarih, siyasal bilimler, antropoloji vb bolumlerde doktora yapankisiler, universitelerde oldugu kadar, universiteler disindaislerde de gorev alirlar. Bunlar, bilimsel kitap yayinevlerininmuduru, ulusal televizyon haber merkezleri haber yoneticisi,disisleri bakanligi masalari, ticaret bakanligi dis iliskilermasasi, savunma bakanligi uzmani olurlar. Ozel ArastirmaVakiflarinda ABD hukumetine siyasi konularda danismanlik yaparakcalisanlar da az degildir.
Bu doktora sahiplerinin, oncelikle kendi doktora konulari uzerineyazilmis kitaplara ve calismalara ilgi gostermeleri, o konularuzerine gelistirilmis yeni goruslere kendi arastirmalarinda yervermeleri ve yaymalari dogaldir. Ornegin, bir bilimsel kitapyayinevi muduru, eger Iran edebiyati uzerine doktora yapmis ise,o konu uzerine yapilmakta olan arastirmalardan gunu gunune haberalir. Arastirmacilari kisel olarak tanir. O arastirmalartamamlandiginda da, basilip yayinlanmalarini saglamaya egimlidir.
DAIMI KADROLU OGRETIM UYESI-GECICI KADROLU OGRETIM UYESI
Kaydedilmesi gerekir ki, bir universitede doktora yapmak, ouniversite ogretim kadrosuna bu nedenle kendiliginden katilmakanlamina gelmez. "Doktora" diplomasi yalniz bir "ehliyet"kapsamindadir. Doktora'yi almis kisi, "burslu" olarak ta okumusolsa, yetenekleri cercevesinde kendine bir "gorev," ya da "kadro"arayip bulmak zorundadir. Burslar genellikle karsiliksizdir,"mecburi hizmet" gerektirmez, ve vakif gelirlerinden saglanir.Ancak, burs ya da degisik "odul" ler kazanarak doktora'sinitamamlamis kisilerin "is ve gorev bulma olanaklarinin" artmisolacagi da unutulmamalidir. Cunku, "burs alacak yetenegi var ise,demek ki geleceginin parlak oldugunu baskalari da gormus"dusuncesi "is vericilerin" akillardan gecer.
Universitelere atanan yeni ogretim uyeleri "gecici" kadro'yaalinirlar. 3-6 yil gecici kadro'da calistiktan sonra, daimikadro'ya gecebilmeleri icin, bunyesinde gorev yaptiklari bolumun"daimi kadrolu" uyelerince "denetlenirler," "degerlendirilirler."Yapmis olduklari yayinlar, bildiri ve kitaplar okunur vedegerlendirilir. Denetleme sonucunda "yeterli gorulenler" daimikadro'ya atanir. Olmayanlar, "aciga cikarilir," artik kolayliklaarastirma universitelerinde "daimi kadrolu" is bulamazlar. Daimikadro'ya gecenlerin, emekli oluncaya kadar gorev'dencikarilmalari kolay degildir.
Degerlendirmeyi yapan daimi kadro'lu ogretim uyeleri, ara-sirasecim yapmak zorunda kalirlar. Ornegin, bir Hindistan uzmaniemekli olmaya yakin olabilir. Fakulte Dekan'i, Bolum'e bir kadrotahsis etmis olabilir. O yil, "gecici kadro" dan "daimi kadro" yagecme degerlendirme sirasi gelen iki uzman olabilir. BiriHindistan, digeri de Kuzey Afrika uzmani olabilir. Daimi kadrolu,emekli olmaya hazirlanan Hindistan uzmani kimin seciminidestekleyecektir? Bolumdeki meslektas ve arkadaslari nedusunecektir, kim'e oy verecektir? Hele, eger o bolumde daha oncebir Kuzey Afrika uzmani gorev almamis ise, secim daha dazorlasabilir: Kurulmus bir kursunun devam etmesini mi saglamak,yoksa yeni bir kursu mu kurmak gundemdedir? Yeni kursukurulmasina karar verilecekse, eski kursu kaldirilacakmidir?Hindistan konusunda ogrenim yapmak icin bolum'e gelmis olanogrencilerin durumu ne olacaktir? Bundan dolayi, daimi kadroluogretim uyelerinin kendi konularinda yayin yapmis, kitap vebildiri yazmis gecici kadrolu ogretim uyelerini "daimi kadro" yaalmak istemeleri dogaldir. Cunku, universite bolumlerinde gorevyapanlarin amaci, kendi bilim dalinin gelistirilmesi,saglamlastirilmasi, ogretilmesi ve yasatilmasidir. Bir bolum'unelindeki "burs tahsisatlarinin" dagitilmasina, hangi ogrencilereverilecegine etken olan dusunceler de bu yonde gelisir. Dolayisiile, belirli konularda calisma yapan ogretim uyeleri arasinda"yarismalar" da surup gider. Eger bir tarih bolumunde Turk tarihiuzerine doktora yapmis, arastirma yapmakta olan ve ders veren birogretim uyesi yok ise, o bolumde gecici kadrolu olarak gorevyapmakta olan bir Turk tarihi uzmaninin daimi kadro'ya gecmesipek beklenemez.
Daimi kadro'ya kabul edilen ogretim uyeleri, uygun gordukleri veilgilendikleri konularda arastirmalarda bulunup, sonuclariniyayinlamak; doktora ogrencisi kabul edip yetistirmek hakkinikazanirlar.
ABD TOPLUMUNDA ARASTIRMA UNIVERSITELERI OGRETIM UYELERININGOREVLERI
Bir Arastirma universitesi ogretim uyesinin bircok gorevi vardir.Ozet olarak, sirasi ile: uzmanligi konusundaki bilim daliniilerletmek, yeni katkilarda bulunmak; yaptigi katkilari bilimseldergi ve kitaplarda yayinlamak; bu yeni ve eskiden beri birikmisbilgileri yeni yetismekte olan uzmanlara aktarmak; yeniyapilmakta olan arastirmalarin bilimsel yonden debetleyipdogrulugunu ve yayinlanmalarini saglamak; kendi yerine arastirmauniversitelerinde gorev yapacak yeni ogretim uyesi yetistirmek;lisans universitelerine ogretim uyesi yetistirmek; gerektigindedevlet ve devlet'in kuruluslarina uluslararasi iliskiler yonundedanismanlik yapmak; toplum'un dunya olaylarini anlayabilmesi icin"tercumanlik" yapmak; basin'a kendi uzmanlik konusunda yolgostermek.
Ogretim uyesi, bu isleri gerceklestirebilmek icin, ders vermedisinda arastirma yapar. Arastirmalarini yazdigi bilimselbildiriler ve kitaplar yolu ile bilim dunyasina ve genel toplum'aaktarir. Toplumun okudugu gazete yazi isleri mudurleri ve genetoplumun izledigi televizyon program yapicilari ogretim uyesi ilekonusma yaparlar, bilgi alirlar. Boylelikle, ogretim uyesi uzmanioldugu konuda dunyada yer alan gelismelere toplum adina "tercumanolur."
Ogretim uyesinin yetistirdigi yeni uzmanlar ve ogrenciler digeruniversitelere ogretim uyesi olur. Bu en onemli gorevdir.Anilmasi gerekir ki, ABD universitelerinin %80inden fazlasidoktora egitimi yapmaz, yalniz lisans diplomasi egitimi yapar. Bulisans universitelerinin ogretim uyeleri arastirmauniversitelerinde egitilir, ogrendiklerini kendi ogrencilerineaktarirlar. Liselerde okunacak kitaplari da genellikle lisansuniversitelerinde ogretim uyesi olanlar yazar. Liseogretmenlerini de bu lisans universitelerinde gorev yapan ogretimuyeleri yetistirir.
Bilgi, boylelikle arastirma universitelerinden baslayarak,asagiya dogru, lise ve ortaokullara kadar dikey yonde akar. Digeryandan, arastirma universitelerinden devlet kuruluslarina yatayolarak bilgi verilir, "gundem duzenlenmesine" yardimci olunur.Toplumun genel olarak aydinlatilmasina da katkida bulunulur.Yuzbinlerce yabanci uyruklu ogrenci de ABD universitelerindeokudugundan, doktora yaptigindan, ABD kursulerinde yapilan egitimve arastirma, diger ulke universiteleri uzerinde de etkendir.
Bir konu'da butun bu islerin yapilabilmesi icin de, arastirmauniversitelerinde vakifli ya da vakifsiz "kursu" lerin, kurulmusve calismakta olmasi gereklidir.
"TURK TARIHI" ILE ILGILI KURSULER
Gunumuzde, ABD universiteleri tarih bolumlerinde (ya da ODBBlerinde) Turk tarihi kursusu yoktur. Alti arastirmauniversitesinin tarih bolumlerinde Osmanli tarihi kursusu vardir.Bunlardan hicbiri vakifli degildir. Birinde gorev yapan ogretimuyesi bu kursu'ye gecici kadrolu olarak atanmistir, sozlesmesininyenilenmeyecegi kendisine bildirilmistir. Ikinci bir arastirmauniversitesindeki Osmanli kursusunde gorev yapan ogretim uyesiemekli olmaya yakindir. Bu sozu edilen ogretim uyelerinin herikisi de Turk'tur. Geri kalanlarin %60 i ABD disindaki baskaulkelerde dogmustur. Bununla birlikte, daha bes arastirmauniversitesinde de, Osmanli tarihi derslerini ikinci derece ekgorev kapsaminda veren ogretim uyeleri vardir.
Genellikle, bu Osmanli kursulerinde gorev yapan ogretimuyelerinden, Osmanli imparatorlugu dagitildiktan sonra yerinekurulan diger milletlerin tarihlerini ogretmeleri istenir.Turkiye Cumhuriyeti ve Turk Kurtulus Savasi hemen hicbiruniversitede surekli olarak okutulmaz. Genel cizelgelerde,Osmanli disindaki, ornegin Selcuklu ya da Timur Turkimparatorluklari uzerine, bir ders'e denk gelinmez. Ilhanlidevleti genellikle Turk degil, Iran tarihi cercevesinde okutulur.
Vakifli olmayan kursulerin bir niteligi de, o kursude gorevyapmakta olan ogretim uyesi emekli oldugunda, kursu'nunkaldirilabilmesindedir. Bu kapatilmaya neden olarak ta "butcedetasarruf yapma" gerekcesi verilebilir. Son onbes yil icinde bunedenle en az bes Osmanli kursusu "bos birakilmis," dolayisi ilefiili olarak "kaldirilmistir." Bu "kapatilmalardan" sonuncusuicinde bulundugumuz yil icinde yer almistir.
ONERI
Tarih, yazilmadikca tarih olamaz. Yazilmayan tarih okunamaz,bilinemez. Bilinmeyen de gelecek kusaklara aktarilamaz. Tarihiniyazmayan, bilmeyen, yaymayan millet geleceginden vazgecmisdemektir. Gecmisini bilmeyen millet benligini saklayamaz,kaybolup gitmeye mahkumdur. Bellegini yitirmis kisi'nin ne denliyasayacagini dusunmek bile guctur. Turk tarihi yaniz Orta Dogu'yabagli degildir. Turk'ler Asya'da oldugu kadar, Avrupada dayasamis ve yasamaktadirlar. Dolayisi ile, Vakifli Turk TarihiKursusunun bir arastirma universitesi tarih bolumu bunyesindekurulmasi gerekir.
Arastirma universiteleri tarih bolumlerinde degisik sayilarda,konularda ve uzmanliklarda "kursu" bulunur. Yeni kursu kurulmasi,o bolumde gorev yapmakta olan ogretim uyelerinin oy'una baglidir.Eger cogunluk isterse, yeni bir kursu kurulmasi gundemegetirilir. Genellikle, yeni kurulacak kursu'ye atanacak ogretimuyesine verilecek maasin hangi butceden cikacagi konusu boyle biroy'lamanin sonucuna acikca etkendir. Eger universite yonetimi ekbutce saglamayi ustlenirse, oylama sonucu kolaylasabilir. Digerortam da uygun ise, yeni kursu kurulabilir. Vakifli kursulerinkurulmalari bu acidan biraz daha kolay olur, cunku ortada bir"butce" tartismasi yoktur, diger kursulerin butcelerinedokunulmayacaktir.
Yukarida da deginildigi gibi, universitelerin kurulu ve son 100yildir basari ile calismakta olan vakiflari vardir. Bir arastirmauniversitesinde Vakifli Turk Tarihi Kursusu kurulabilmesi icin,secilen universite vakfi'na bir defaya mahsus olmak uzere 1,5milyon dolar bagista bulunulur. Universite bu bagis'i vakfininana sermayesine ekler, gelirini de yalniz Vakifli Turk TarihiKursusu'ne atanacak ogretim uyesinin maasina tahsis eder.Turkiye'de bu bagisi yapan kurulus ya da tek kisi ile ABD desecilen universite arasinda binlerce ornegi yururlukte olan bir"sozlesme" yapilir. Bu sozlesme geregince, universite kanuniolarak yukumluluk altina girer, kursunun kurulmasini ve bagimsiz,ancak bilimsel cerceve icinde calismasini taahut eder.Yukumlulugunde aksaklik olursa, yapilan bagis geri alinabilir.Turkiye'de bu is icin ayrica vakif kurulmasina gerek yoktur.
Butun ABD arastirma universitelerinde, atom fizigi'ndenzooloji'ye kadar butun konularda binlerce vakifli kursulerbulunmaktadir. Son yirmi yil icinde, TC ye komßu ulkelerdenABD'ye goc eden bir toplumun uyeleri, alti degisik arastirmauniversitesinde kendi tarihlerini oßretmek icin vakifli tarihkursusu kurmuslardir. Bunun disinda, kurduklarß bir tek vakifsiztarih kursusu, son otuz yil icinde yetistirdigi ve digeruniversitelere yerlestirdigi yeni ogretim uyeleri yardimi ile,1100 uzerinde genclerinin tarih ve kulturu ile ilgili konulardadoktora ve yuksek lisans almasini saglamistir. Boylece cok yuksekduzeyde yetistirilmis bilim adamlari, universitelerden kitapyayin evlerine, televizyon istasyonlarindan ABD hukumetiorganlarina, buyuk ticari-sinai sirketlerden ozel arastirmakurumlari bunyelerine varincaya kadar her yerde milletlerine vesoylarina buyuk basari ile hizmet etmektedirler. Yunanlilar veYahudiler bu gibi vakifli kursu kurmaya daha gecen yuzyildanbasladiklarindan, vakifli ve vakifsiz Yunan ve Yahudi tarihi,kulturu, politikasi, ekonomisi vb kursulerinin sayilari bin'denartiktir. Bu kursuler arayip soranlar tarafindan kolayliklabulunur, gorulebilir. Mikronezya'dan Ukrayna'lilara, Cin'lilerdenIngiliz'lere kadar yer yuzunde yasamakta olan hemen her millet'inABD arastirma universitelerinde vakifli kursuleri vardir,calismakta ve arastirmalarini yayinlamakta, ogrencileriniyetistirmektedirler.
GORUS
Bu Belgeleme Yazisinda kisaca ozetlendigi gibi, bir arastirmauniversitesi tarih bolumunde Vakifli Turk Tarihi Kursusukurulmasi gereklidir. Bu Turk Tarihi Kursusu, adi uzerindeoldugu gibi, Osmanli imparatorlugu dagitildiktan sonra kurulandiger devletlerin tarihini degil, oncelikle Turk Tarihiniokutmalidir.
Bu kursunun kurulmasi butun Turk sorunlarinin bir an'dacozumlenecegi anlamina gelemez. Ancak bir baslangictir. Yeni bir"daimi kadro" lu ogretim uyesinin yetistirilmesi, lise sonrasiaksaksiz yirmi yil surekli egitim ve calisma'yi gerektirir. Bilimve yontemleri surekli ilerlediginden, baska bilim adamlarincayapilan isler ve nedenleri ancak gene yetistirilmis bilimadamlari yordami ile anlasilabilir.
Eger Turkler tarihlerini uluslararasi duzey ve bilinc ileyazmayacak ve yaymayacak olurlarsa, diger milletlerinyetistirdigi universite ogretim uyeleri, kendi millet aci vecikarlari yonunden bu isi yapmaya hazirdirlar. Hatta gunumuzdeyapmakta ve yazmaktadirlar. Ozellikle, 1912 ile 1930 yillariarasinda diger milletlerin bilim adamlarinin kendi acilarindanTurk tarihi uzerine yazdigi kitaplar bu gun okutulmakta ve dunyakamu oyu uzerine buyuk etki yapmaktadir. Bu gun yazilmakta olanyeni kitaplar, 1912-1930 arasi yazilan kitaplari kaynakgostererek kaleme alindiklarindan, daha once yazilanlarinetkenlikleri cig gibi buyumektedir. Sozu edilen kitaplarintopluca ortaya cikardigi sorunlar ayrica kitaplar yazmayigerektirecek olcu'de de buyuktur.
Gunumuzden yirmibes yil once "Bana once sorununu, sonra da busorun'u nasil cozumleyecegini anlat" diyen bir Turk aydini'ninonunde saygi ile egilmek gerekir. O ilke'ye dayali olarak yazilanbu Belgeleme Yazisi'nin, gene o ilke cercevesinde okunmasi dilegiile.

Asagidaki Belgeleme Yazisi, ABD de kurulmasi ongorulen VAKIFLITURK TARIHI KURSUSU calismalarini desteklemek amaci ile, ABD'ninileri gelen arastirma universitelerinde gorev yapmakta olan birogretim uyesince, 1991 yili Mayis ayinda yazilmistir. BuBelgeleme'nin Birinci Bolumu 1990 yili Eylul, Ucuncu Bolumu ise1991 yili Eylul aylarinda kaleme alinmistir.
DUSUNCE AKIMLARI, "YENI DUNYA DUZENI" VE GORUNTULERI
Ortaya atilan her yeni "dusunce akimi"nin yandaslari, ilerisurdukleri goruslerin bir "yeni dunya duzeni" olusturacaginisoyler. Bu "yeni dunya duzeninin" dunyaya baris, ozgurluk vebolluk getirecegini savunur.
Gunumuz olaylari, sol egilimli politik ve ekonomik dusunceakimlarinin buyuk insan topluluklarinca istenmediginigostermektedir. Buna karsilik, sol akimlarin karsisindaki butunpolitik ve ekonomik dusunce akimlarinin insan topluluklarincauyumlukla karsilandigini soylemek guctur. En azindan, dunyada buikinci tur dusunce akimlari icinde de cok sayida kisi yoksullukicinde yasamaktadir. Dolayisi ile, ilerde yeni akimimlarin ortayacikmayacagi one surulemez. Gelecekte olusabilecek akimlarinnitelikleri uzerinde kafa yormadan once, ozet olarak birkacgecmis dusunce akimi orneklerine goz atmak yararli olabilir.
Ondokuzuncu yuzyilin cogunlugu ve Yirminci yuzyilin ilk yarisi,"somurgecilik cagi" olarak bilinir. Bu donemde Avrupaimparatorluklari, askeri guclerinden yararlanarak Asya, Afrika veGuney Amerikada somurgeler kurmuslardi. Bu yoldan endustrilerinebol ve ucuz hammadde kaynaklari saglamis ve urunlerine genispazarlar yaratmak yollari aramislardir. Bu hareketlerini de, gunlerinde gecerli "dusunce akimi" olan "beyaz irk'in ustunlugu"ne dayamislardir. "Bu ustunlugun getirdigi gorevler" arasinda,"az gelismis irklara medeniyet goturmek," Bati Medeniyetinintemelini olusturan Hristiyanligi da bu "azgelismis irklar"arasinda yaymak gibi bir tutum yaratilmistir. Aslinda ise, butunbunlar, bu imparatorluklarin birbirleri ile yapmakta olduklari"yaris" in gereklerinden dolayi idi.
Bu "yaris" ta yeni olmayip, "yeni duzen" adi altinda tekrarortaya surulen goruslerin kokeni en az Milattan Onceki RomaImparatorluguna kadar geri gider. Gunumuz "dunya duzeninin"temeli Onsekizinci yuzyilda baslayan bir akim olan,"imparatorluk" ve "demokrasi/cumhuriyet" turu politik duzenleriaralarindaki yaris'ta atilmistir. Ingiltere imparatorlugu vekitasal Avrupadaki diger uc buyuk imparatorluk (Carlik Rusyasi;Avusturya-Macaristan; ve Alman), "imparatorluk duzeninin"yasatilmasi icin butun guclerini kullaniyorlardi. Karsilarindaise, Amerikan (1776) ve Fransiz (1789) Devrimleri ve budevrimlerin yer almasina yol acan dusunce akimlari bulunuyordu.Baska bir deyisle, bu "yaris," mutlakiyet ve bagimsiz cumhuriyetdunya gorusleri arasindaki cekisme idi.
Ek olarak, Avrupa devletleri daha onceden birbirlerine karsi birolum-kalim yarisina girmislerdi. Devletlerarasi bir "Guc Dengesi"kuruldugunda, hic bir taraf bu "Guc Dengesi oyunununda kendiyasamini kaybetmeyecegini" biliyordu. "Guc" ise, askeri guc'edayanmakta idi. Ancak, ordu beslemek icin de, ekonomik gucunonemi acikliga kavusmus idi.
Ekonomik guc, yalnizca bir devlet'in uyesi olan bireylerinkisisel atilimlariyla gerceklesemiyordu. Devletin de, atilimyapmakta olan bireylerin ve ticari kuruluslarin guvenliginisaglamasi, is yapmalarina yardimci olacak alt-yapi'yigelistirmesi ve iyi calisir halde tutmasi geregi de anlasilmisidi. Acik savas'a girildiginde, alis-veris aksadigi, gelirazaldigi gibi, can ve mal guvenligi de ortadan kalkiyordu.Boylece, yasalarin guvenligi altinda, esit vergi yuku ilebireyler de uluslarinin yarisina katilmanin kendi cikarlarinauygun oldugunu gormekte idiler.
Ondokuzuncu yuzyil'a girildiginde, "dusunce akimlari yarisina,"ekonomik konulardaki yarisma da koklu olarak eklenmisbulunuyordu. Ekonomisi gucsuz olan devletlerin ve yanlisiolduklari dusunce akimlarinin yarisi kaybedecekleri iyiceanlasilmisti. Bu yuzden, birbirlerine karsi Avrupa'da yaptiklariyarisin sinirlanmasi dolayisi ile, Ondokuzuncu yuzyil baslarindaAvrupa devletlerinin "Guc Dengesi oyunu" Avrupa sinirlari disinatasti. Oncekile Asya (ve daha kisitli olmak uzere de Afrika)sinirlari icinde yer almaya basladi.
Marks ve Engels'in Ondokuzuncu yuzyilda ortaya attiklariKomunizm, genis Avrupa toplumlarinca benimsenmedi. Ekonomikgucsuzlugu yuzunden Avrupali devletler kapsamina alinmayanmutlakiyetci ve somurgeci Rus Carlik imparatorlugu, ictencokmekte idi. Bu cokuntunun bas nedenlerinden biri, CarlikRusyasinin kendi vatandaslarini gunundeki dunya duzenindeegitmekten kacinmasi gelmekte idi. Bu ekonomik ve getirdigipolitik kargasaliga, "Yeni dunya duzeni" icinde son verecegi"soylenen" Komunizm, Yirminci Yuzyil baslarinda CarlikRusyasi'nin bir kesim aydinlarinca benimsendi. Bu yeni "DusunceAkimini" benimseyenlerin buyuk bir cogunlugu (1789 Fransizihtilalinde oldugu gibi), gene bu dusunce akiminin geregi olarakhayatlarini kaybettiler.
Diger "Dusunce Akimlarinda" oldugu gibi, Rus Komunizm'i dekendine ozgu birtakim "gerekceler" ileri suruyordu. Bu ilerisurulen "nitelikler" bir gercegi ortemedi: Komunizm, yalnizca Rusulusunun yararina calismakta idi. [Carlik imparatorlugununnufusunun %50 sinden az'i Rus idi]. Bu yoldan, yuzyillardiroynanmakta olan "oyun" un "kurallarini" degistirerek, BolsevikRuslar oyun'u kazanmak cabasinda idiler. Amaclari, dunyada surupgitmekte olan yaris'i kazanmaktan baska bir sey degildi. "Oyununkurallarini degistirmek" ise, kale onunde sayi yapmaya hazirlananfutbol oyuncusunun hakem tarafindan durdurularak, kalenin orneginonbes metre oteye alinmasi gibi bir durum idi.
Butun bu olaylarin anlasilmasi ise, dunya duzeyinde egitimigerektirmektedir. Rus imparatorlugu da, Avrupa devletlerininOnyedinci yuzyildan bu yana yaptigi gibi, yarismayi yapacak --veyarismanin niteliklerini toplumlarina anlatacak-- bilim adamlariyetistirmekte idi. Ancak, Rus imparatorlugunun yetistirdigi bilimadamlari, Avrupa devletlerinin yetistirdigi bilim adamlarincayenilgiye ugratildi.
Carlik Rus imparatorlugunun yerine kurulan Sovyet imparatorluguda, 1917 ihtilalinin ilk gunlerinden baslayarak, "Sovyetyarismasini" yurutecek bilim adamlarinin yetistirilmesineoncelikle onem verdi. "Sovyet bilimi:" Marr, Lysenko, Solovyevgibi kisilerin yonetiminde, ve Marks/Lenin "dusunce akimlari"yonunde kati saplantilara baglantili olarak duzenlendigi icin, bubagimlilik altinda coktu. Baska bir deyisle, Sovyet bilimi,dunyadaki gelismelere sirtini dondugu icin kisir kaldi. Yenildi,ve hezimete ugratildi.
Boylelikle, dunyadaki diger bilim merkezleri ile alis-verisyapmadan, tek bir "dusunce akiminin" saplantisi ile bilimyapmanin sakincalari da vurgulanmis oldu. Sonucunda faturayiodeyenler de, yalmizca Ruslar ve Sovyetler Birligi icinde yasayandiger halklar degil, soguk harp ve getirdigi silahlanma yarisidolayisi ile butun dunya oldu. Dunya yarismasini kaybetmekte olanSovyetler Birligi ise, Birinci Dunya savasi oncesinde CarlikRusyasinin da yaptigi gibi, gunumuzde askeri guc kullanarak ictenparcalanmayi durdurmak yolunu secip-secmemek arasindabocalamakta.
Sovyetlerin bu seciminin sonucu ne olursa olsun, TurkiyeCumhuriyeti dunyadaki gelismelere yalnizca seyirci kalacakolursa, sonucunu bugunden bilmek olanak disidir. Ancak, bilinmesigereklidir ki, Carlik Rusyasi cokmekte oldugu 1916 yilinda bileErzincan'a kadar Turkiye'yi askeri guc ile almis bulunuyordu.Sovyetler Birligi ise, 1940larin ikici yarisinda Erzincan'a kadarolan bu bolge'yi, onceden "Rus topragi" oldugu gorusu ile Dunyakamu oyu onunde gene "istemis idi."
Bilinen gerceklerden biri de Turklere karsi degisik nedenlerlebaslatilmis olan "sevgisizlik" goruntulerinin ilk belgesi, 1473yilinda basilmistir. 1473 ile Onyedinci yuzyil arasinda, bu turbasilmis belgelerden bilinenlerin sayisi uc yuz ustundedir. Bubasili "yalanci belgelere" bugune dek karsilik verilmemistir. Ekolarak, Yirminci yuzyil basinda, Turkler'in dunyadaki yerinialmasini engellemek amaci ile yazilmis kitaplarin toplaminiyapmak bile guctur. "Gec olsun da guc olmasin" ata-sozu bile,Turklerin kendi secimleri dolayisi ile bugun karsi karsiyakaldigi gucluklerin kapsamini anlatamiyor. Turkler bu gibi"yalanci belgelere" dunya bilim duzeyinde karsilik vermekyeteneginde bilim adamlari yetistirilmesine onem vermeyecekolurlarsa, belki yeniden bir Kurtulus Savasi vermekgerekebilecektir.